AI Summary & Key Takeaways
AI InsightFindings suggest that AI may narrow humanity’s ontological horizon, reinforcing Heidegger’s relevance as a critical guide in the age of advanced technology.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study explores Martin Heidegger’s concepts of Being, Dasein, technology (Gestell), and aletheia in relation to artificial intelligence (AI), aiming to shed light on the ontological and ethical challenges of the technological age. Although Heidegger never directly addressed AI, his analyses of human existence and the essence of technology provide a profound philosophical framework for understanding the nature of AI systems. The paper compares Dasein’s capacity to generate meaning as a being-in-the-world with AI’s ability to construct meaning, arguing that symbolic computation and deep learning approaches remain insufficient when assessed through Heideggerian criteria. Furthermore, the notion of Gestell is used to examine how modern technology reduces both humans and the world to measurable resources, and how this paradigm manifests in AI applications. Finally, through the lens of aletheia, the paper discusses AI’s potential to disclose truth and the accompanying risk of concealment. Findings suggest that AI may narrow humanity’s ontological horizon, reinforcing Heidegger’s relevance as a critical guide in the age of advanced technology.
Özet
Bu çalışma, Martin Heidegger’in varlık, Dasein, gestell ve aletheia kavramlarını yapay zekâ (YZ) bağlamında ele alarak modern teknoloji çağının ontolojik ve etik sorunlarına ışık tutmayı amaçlamaktadır. Yapay zekânın insanın dünyayla kurduğu anlam ilişkisini nasıl dönüştürdüğü, Heidegger’in teknik eleştirisi çerçevesinde sorgulanmakta ve bu dönüşümün insanın kendisini anlama biçimine etkileri tartışılmaktadır. Böylece çalışma, yapay zekânın yalnızca bir araç değil, varlığın açığa çıkma tarzlarını yeniden yapılandıran bir ontolojik çerçeve sunduğunu göstermeyi hedeflemektedir. Heidegger doğrudan YZ’den bahsetmese de insanın varoluşuna ve teknolojinin özüne dair çözümlemeleri, yapay zekâ teknolojilerinin mahiyetine ilişkin derin bir felsefi perspektif sunmaktadır. Bu makalede, dasein’ın dünya-içinde-Martin olarak anlam üretme kapasitesi ile YZ’nin anlam kurma yetisi karşılaştırılmış, sembolik hesaplama ve derin öğrenme yaklaşımlarının Heideggerci ölçütler açısından neden yetersiz kaldığı tartışılmıştır. Ayrıca gestell kavramı çerçevesinde, modern teknolojinin insanı ve dünyayı ölçülebilir kaynaklara indirgemesi sorunu, YZ teknolojileriyle ilişkilendirilmiştir. Son olarak aletheia kavramı üzerinden, YZ’nin hakikati açığa çıkarma potansiyeli ve beraberinde getirdiği gizleme sorunları değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, YZ’nin insanın ontolojik ufkunu daraltma riski taşıdığını, bu nedenle Heideggerci düşüncenin teknolojik çağda eleştirel ve yönlendirici bir çerçeve sunduğunu göstermektedir.