AI Summary & Key Takeaways
AI InsightResearch findings indicate that students' positive attitudes towards artificial intelligence are high (X̄= 3.59), while their negative attitudes (worry/anxiety) are at a moderate level (X̄= 2.80).
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The integration of artificial intelligence technologies into educational settings is directly related to the attitudes of future educators who will utilize these tools. In particular, the attitudes towards Artificial Intelligence of child development program students, who will be responsible for the education of the new generation of children growing up intertwined with technology, are of critical importance for the quality of early childhood education. The aim of this research is to determine the general attitudes towards artificial intelligence of students studying in the vocational school child development program and to examine whether these attitudes differ according to variables such as gender, grade level, socioeconomic status, place of residence, and parental education status. 178 child development students studying at a state university participated in the study, in which the descriptive survey model, one of the quantitative research methods, was used. Data were collected via the “General Attitudes towards Artificial Intelligence Scale” developed by Schepman and Rodway (2020) and adapted into Turkish by Kaya et al. (2024). Research findings indicate that students' positive attitudes towards artificial intelligence are high (X̄= 3.59), while their negative attitudes (worry/anxiety) are at a moderate level (X̄= 2.80). These results show that associate degree child development students generally have an accepting approach towards artificial intelligence technologies but still exhibit an undecided and questioning attitude regarding potential risks. In the analyses performed, no statistically significant difference was found between the students' attitude scores and their demographic characteristics (p>0.05). This result suggests that the perception towards artificial intelligence is shaped by a common awareness brought about by the current digital age rather than demographic characteristics. The study emphasizes the necessity of adding AI literacy and ethics topics to child development curricula.
Özet
Yapay zekâ teknolojilerinin eğitim ortamlarına entegrasyonu, bu araçları kullanacak olan geleceğin eğitimcilerinin tutumlarıyla doğrudan ilişkilidir. Özellikle teknolojiyle iç içe büyüyen yeni nesil çocukların eğitimiyle ilgilenecek olan çocuk gelişimi programı öğrencilerinin yapay zekâya yönelik tutumları, erken çocukluk eğitiminin niteliği açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu araştırmanın amacı, meslek yüksekokulu çocuk gelişimi programında öğrenim gören öğrencilerin yapay zekâya yönelik genel tutumlarını belirlemek ve bu tutumların cinsiyet, sınıf düzeyi, sosyoekonomik düzey, yaşam yeri ve ebeveyn eğitim durumu gibi değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modelinin kullanıldığı çalışmaya, bir devlet üniversitesinde öğrenim gören 178 çocuk gelişimi öğrencisi katılmıştır. Veriler Schepman ve Rodway (2020) tarafından geliştirilen ve Kaya ve arkadaşları (2024) tarafından Türkçeye uyarlanan “Yapay Zekâya Yönelik Genel Tutum Ölçeği” aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma bulguları, öğrencilerin yapay zekâya yönelik olumlu tutumlarının yüksek (X̄= 3.59), olumsuz tutumlarının (endişe/kaygı) ise orta düzeyde (X̄= 2.80) olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar, ön lisans çocuk gelişimi öğrencilerinin yapay zekâ teknolojilerine karşı genel anlamda kabul edici bir yaklaşım içinde olduklarını ancak potansiyel riskler konusunda halen kararsız ve sorgulayıcı bir tutum sergilediklerini göstermektedir. Yapılan analizlerde, öğrencilerin tutum puanları ile demografik özellikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05). Bu sonuç, yapay zekâya yönelik algının demografik özelliklerden ziyade içinde bulunulan dijital çağın getirdiği ortak bir farkındalıkla şekillendiğini düşündürmektedir. Çalışma, çocuk gelişimi müfredatlarına YZ okuryazarlığı ve etiği konularının eklenmesinin gerekliliğini vurgulamaktadır.