AI Summary & Key Takeaways
AI InsightErosion control, restoration with pioneer and fire-adapted native species, and long-term remote sensing monitoring are recommended to support ecosystem recovery, restore habitat connectivity, and sustain ecosystem services.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Purpose: This study evaluates the ecological impacts of the 9 September 2020 forest fire in the Kaleboynu area of Eskikonacık Neighborhood, Pozantı District, Adana Province, on the Çakıt Stream micro-watershed, which partially overlaps with Belemedik Nature Park. Using an integrated remote sensing approach, it assesses fire-induced changes in burn severity, vegetation structure, and carbon storage capacity to support post-fire restoration planning in a protected Mediterranean ecosystem. Methods: The study was conducted within the 9,783.06-ha Çakıt Stream micro-watershed. Cloud-free Sentinel-2A MSI Level-2A imagery acquired before (05.09.2020) and after the fire (15.09.2020) was used to calculate the Normalized Burn Ratio (NBR), Differenced NBR (dNBR), and Normalized Difference Vegetation Index (NDVI). Carbon storage was estimated using a nonlinear regression model relating NDVI to pixel-level carbon content. Spatial analyses were performed in ArcGIS 10.8. Findings: dNBR analysis showed that 92.49% (9,049.16 ha) of the watershed remained unburned or unchanged, while 725.92 ha was affected to varying degrees. NDVI results revealed losses of 330.65 ha of tree cover and 96.09 ha of shrub/grassland vegetation, accompanied by a 426.74 ha increase in bare surfaces. Total carbon storage declined from 105,465.71 tC to 105,450.25 tC, representing a loss of 15.46 tC (56.69 t CO₂e), primarily concentrated on forested slopes surrounding the Çakıt Stream valley. Conclusions: Although the wildfire affected only a limited portion of the watershed, it caused substantial biomass losses, disrupted vegetation continuity, and reduced carbon sequestration capacity. The concentration of damage on steep slopes indicates increased risks of erosion and surface runoff. Erosion control, restoration with pioneer and fire-adapted native species, and long-term remote sensing monitoring are recommended to support ecosystem recovery, restore habitat connectivity, and sustain ecosystem services.
Özet
Amaç: Bu çalışma, 9 Eylül 2020 tarihinde Adana ili Pozantı ilçesi Eskikonacık Mahallesi Kaleboynu bölgesinde meydana gelen orman yangınının, kısmen Belemedik Doğa Parkı ile örtüşen Çakıt Deresi mikro havzası üzerindeki ekolojik etkilerini değerlendirmektedir. Bütüncül bir uzaktan algılama yaklaşımıyla yangının yanma şiddeti, bitki örtüsü yapısı ve karbon depolama kapasitesi üzerindeki etkileri incelenerek koruma altındaki bir Akdeniz ekosisteminde yangın sonrası restorasyon planlamasına bilimsel katkı sağlanması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışma, 9.783,06 ha büyüklüğündeki Çakıt Deresi mikro havzasında gerçekleştirilmiştir. Yangın öncesi (05.09.2020) ve sonrası (15.09.2020) dönemlere ait bulutsuz Sentinel-2A MSI Seviye-2A görüntüleri kullanılarak Normalleştirilmiş Yanma Oranı (NBR), Farklılaştırılmış NBR (dNBR) ve Normalleştirilmiş Fark Bitki Örtüsü Endeksi (NDVI) hesaplanmıştır. Karbon depolaması, NDVI ile piksel başına karbon içeriği arasındaki ilişkiye dayalı doğrusal olmayan regresyon modeliyle tahmin edilmiştir. Tüm uzamsal analizler ArcGIS 10.8 ortamında gerçekleştirilmiştir. Bulgular: dNBR analizi, havzanın %92,49’unun (9.049,16 ha) yanmamış veya değişmemiş kaldığını, 725,92 ha’lık alanın ise farklı şiddet düzeylerinde etkilendiğini göstermiştir. NDVI sonuçları, 330,65 ha ağaç örtüsü ve 96,09 ha çalı/otlak vejetasyonu kaybı ile birlikte çıplak yüzeylerde 426,74 ha’lık artış olduğunu ortaya koymuştur. Toplam karbon depolama miktarı 105.465,71 tC’den 105.450,25 tC’ye düşmüş, bu durum 15,46 tC (56,69 t CO₂e) karbon kaybına karşılık gelmiştir. Sonuç: Yangın, havzanın sınırlı bir bölümünü etkilemiş olsa da önemli biyokütle kayıplarına neden olmuş, bitki örtüsünün sürekliliğini bozmuş ve karbon tutma kapasitesini azaltmıştır. Özellikle dik yamaçlardaki hasar, erozyon ve yüzey akışı riskini artırmaktadır. Ekosistem iyileşmesini desteklemek amacıyla erozyon kontrolü, yangına uyumlu yerli türlerle restorasyon ve uzun dönemli uzaktan algılama temelli izleme çalışmaları önerilmektedir.