AI Summary & Key Takeaways
AI InsightCloser monitoring of language development and the implementation of interaction-based early intervention approaches may be particularly beneficial for children from larger families.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Objective: This study aimed to examine associations between sibling number and receptive and expressive language outcomes in children aged 24–72 months using the Turkish Early Language Development Test (TEDİL). Methods: This cross-sectional study included 81 children who were categorized into three groups according to sibling number: children with no siblings, one sibling, and two or more siblings. Receptive and expressive language skills were directly assessed using TEDİL. Group comparisons were performed using one-way analysis of variance followed by Tukey HSD post-hoc tests. Analysis of covariance (ANCOVA) was conducted to determine whether group differences remained significant after adjustment for age and daily screen time. Results: Significant differences were observed in both receptive and expressive language standard scores across sibling groups (p < 0.001). The lowest language performance was found in children with two or more siblings. Post-hoc analyses indicated that group differences were more pronounced for expressive language outcomes. In covariate-adjusted analyses, associations between sibling number and language outcomes remained statistically significant after controlling for age and daily screen time. Conclusion: The findings suggest that sibling number may represent an important characteristic of the home environment associated with early language outcomes. Closer monitoring of language development and the implementation of interaction-based early intervention approaches may be particularly beneficial for children from larger families.
Özet
Amaç: Bu çalışma, 24–72 ay arasındaki çocuklarda kardeş sayısı ile alıcı ve ifade edici dil sonuçları arasındaki ilişkileri Türkçe Erken Dil Gelişim Testi (TEDİL) kullanarak incelemeyi amaçlamıştır. Metot: Bu kesitsel çalışmaya toplam 81 çocuk dahil edilmiştir. Çocuklar kardeş sayısına göre üç gruba ayrılmıştır: kardeşi olmayanlar, bir kardeşi olanlar ve iki veya daha fazla kardeşi olanlar. Alıcı ve ifade edici dil becerileri TEDİL kullanılarak doğrudan değerlendirilmiştir. Gruplar arası karşılaştırmalar tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Tukey HSD post-hoc testleri ile yapılmıştır. Yaş ve günlük ekran süresi kovaryat olarak modele dahil edilerek kovaryans analizi (ANCOVA) uygulanmıştır. Bulgular: Kardeş grupları arasında hem alıcı hem de ifade edici dil standart puanlarında anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p < 0.001). En düşük dil performansı iki veya daha fazla kardeşi olan çocuklarda gözlenmiştir. Post-hoc analizler, grup farklılıklarının özellikle ifade edici dil sonuçlarında daha belirgin olduğunu göstermiştir. Yaş ve günlük ekran süresi kontrol edildiğinde de kardeş sayısı ile dil sonuçları arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak anlamlılığını korumuştur. Sonuç: Bulgular, kardeş sayısının erken çocukluk dönemindeki dil sonuçları ile ilişkili ev ortamı özelliklerinden biri olabileceğini düşündürmektedir. Daha kalabalık ailelerden gelen çocuklarda dil gelişiminin yakından izlenmesi ve etkileşim temelli erken müdahale yaklaşımlarının uygulanması yararlı olabilir.