AI Summary & Key Takeaways
AI InsightResidual cervical length, intra-amniotic sludge, and routine inflammatory indices may help identify patients at increased risk for early preterm birth and adverse neonatal outcomes.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Aim: This study aimed to evaluate clinical, sonographic, and inflammatory markers associated with pregnancy latency, delivery before 34 weeks, and adverse neonatal outcomes in singleton pregnancies undergoing late emergency cerclage beyond 24 weeks of gestation. Materials and Methods: This retrospective cohort study included 34 singleton pregnancies that underwent emergency transvaginal cerclage after 24+0 weeks of gestation. Clinical, sonographic, laboratory, procedural, and perinatal outcome data were recorded. The primary outcome was delivery before 34 weeks. Secondary outcomes included cerclage-to-delivery interval, delivery at or beyond 32 and 34 weeks, adverse neonatal composite outcome, and individual neonatal outcomes. The predictive performance of cervical length and inflammatory indices was assessed using receiver operating characteristic curve analysis. Results: The median cerclage-to-delivery interval was 75.0 days. Delivery at or beyond 34 weeks occurred in 24 patients (70.6%), and adverse neonatal composite outcome was observed in 14 patients (41.2%). Patients delivering before 34 weeks had shorter cervical length, more frequent intra-amniotic sludge, and higher PLR, CLR, and CAR values. Cervical length showed the highest discriminatory performance for predicting delivery before 34 weeks (AUC=0.852; cut-off ≤14.0 mm). Conclusion: Late emergency cerclage beyond 24 weeks may provide meaningful pregnancy prolongation in selected singleton pregnancies. Residual cervical length, intra-amniotic sludge, and routine inflammatory indices may help identify patients at increased risk for early preterm birth and adverse neonatal outcomes.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, 24. gebelik haftasından sonra geç acil serklaj uygulanan tekil gebeliklerde gebelik latansı, 34 haftadan önce doğum ve olumsuz neonatal sonuçlarla ilişkili klinik, sonografik ve inflamatuvar belirteçlerin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif kohort çalışmaya, 24+0 gebelik haftasından sonra acil transvajinal serklaj uygulanan 34 tekil gebelik dahil edildi. Klinik, sonografik, laboratuvar, işlem ve perinatal sonuç verileri kaydedildi. Primer sonuç 34 haftadan önce doğumdu. Sekonder sonuçlar serklaj-doğum aralığı, 32 ve 34 hafta ve üzerinde doğum, neonatal olumsuz kompozit sonuç ve bireysel neonatal sonuçlardı. Servikal uzunluk ve inflamatuvar indekslerin prediktif performansı ROC analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Medyan serklaj-doğum aralığı 75.0 gündü. Otuz dört hafta ve üzerinde doğum 24 hastada (%70.6), neonatal olumsuz kompozit sonuç ise 14 hastada (%41.2) izlendi. Otuz dört haftadan önce doğum yapan hastalarda servikal uzunluk daha kısa, intra-amniyotik sludge daha sık ve PLR, CLR ve CAR değerleri daha yüksekti. Servikal uzunluk, 34 haftadan önce doğumu öngörmede en yüksek ayırt edici performansı gösterdi (AUC=0.852; kesim değeri ≤14.0 mm). Sonuç: 24. gebelik haftasından sonra geç acil serklaj, seçilmiş tekil gebeliklerde anlamlı gebelik uzaması sağlayabilir. Rezidüel servikal uzunluk, intra-amniyotik sludge ve rutin inflamatuvar indeksler, erken preterm doğum ve olumsuz neonatal sonuç riskini belirlemede yararlı olabilir.