AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIn this regard, it was found that close-ups focusing on the gestures and facial expressions of the characters were frequently preferred in the shadow of the rapidly and instantaneously developing narratives; natural light and lighting were used functionally in the spaces; and the visual and auditory elements in the scene were effectively produced with micro-dramatic intensity through dynamic editing methods.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
In the digital age, the widespread adoption of mobile technologies has fundamentally transformed individuals' media consumption practices, leading to a shift in viewing experiences towards a more speed-based and short-attention-focused structure. In this environment defined by the attention economy, the traditional narrative structure of drama has begun to transform into micro-drama narratives, featuring shorter, more intense dramatic expressions. A common example of these micro-drama narratives, emerging as a new dramatic narrative model, is vertical series filmed in a format suitable for mobile screens. A review of the literature on these vertical series, a specific form of micro-drama narrative, reveals limited information. The nature of the audiovisual elements in these productions and their differences from traditional drama examples present a research problem awaiting clarification. To address this problem, this study employs a qualitative research process to detail the elements that differentiate vertical series from traditional drama narratives. Firstly, the vertical series "Zirvede" (2024), filmed in Turkey, was included in the sample group of the research, and its episodes were analyzed in detail according to the "shot-by-shot" analysis approach described by Ryan and Lenos. When the research findings are evaluated in general, it has been revealed that vertical series produce cinematographic solutions based on the structure of mobile screens and user experience. In this regard, it was found that close-ups focusing on the gestures and facial expressions of the characters were frequently preferred in the shadow of the rapidly and instantaneously developing narratives; natural light and lighting were used functionally in the spaces; and the visual and auditory elements in the scene were effectively produced with micro-dramatic intensity through dynamic editing methods.
Özet
Dijital iletişim çağında mobil teknolojilerin yaygınlık kazanması, bireylerin medya tüketim pratiklerini köklü biçimde dönüştürerek izleme deneyiminin daha çok hız temelli ve kısa süreli dikkat odaklı bir yapıya doğru evirilmesine neden olmuştur. Dikkat ekonomisinin belirlediği bu ortamda drama türünün geleneksel anlatı yapısı da daha kısa süreli ve yoğun dramatik anlatımı içeren mikro drama anlatılarına dönüşmeye başlamıştır. Bu yeni bir dramatik anlatı modeli olarak ortaya çıkan mikro drama anlatılarının günümüzdeki yaygın kullanım örneği olarak ise mobil ekranların yapısına uygun şekilde çekilen dikey formattaki diziler oluşturmaktadır. Mikro drama anlatısının özgül bir formu olarak ortaya çıkan bu dikey diziler ile ilgili literatüre bakıldığında sınırlı bilgilerin yer aldığı tespit edilmiş olup bu yapımların taşımış olduğu görsel-işitsel öğelerin niteliği ve geleneksel drama örneklerinden farklılaşan yönleri açıklanmayı bekleyen bir araştırma problem konusu olarak kendisini göstermiştir. Bu problem konusu ile ilgili olarak ise çalışma kapsamında, dikey dizilerin geleneksel drama anlatısından farklılaşan öğelerin niteliği detaylandırılması adına nitel türde bir araştırma sürecinin yürütülmesine geçilmiştir. Öncelikle Türkiye’de çekilen “Zirvede” (2024) adlı dikey dizi örneği araştırmanın örneklem grubuna dâhil edilerek, Ryan ve Lenos’un belirttiği “shot-by-shot” (kare kare) çözümleme yaklaşımına göre dizinin bölümleri detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Araştırma bulguları genel olarak değerlendirildiğinde, dikey dizilerin mobil ekranların yapısı ve kullanıcı deneyimi temelli olarak sinematografik çözümler ürettiği ortaya koyulmuştur. Bu hususta dizide hızlı ve anlık bir şekilde gelişen anlatıların gölgesinde karakterlerin jest ve mimiklerine odaklanan yakın planların sıklıkla tercih edildiğine; doğal ışık ve aydınlatma ile mekânların işlevsel düzeyde kullanıldığına; sahnedeki görsel-işitsel öğelerin dinamik kurgu yöntemleri ile efektif bir şekilde mikro dramatik yoğunluk ürettiğine ulaşılmıştır.