Journals / Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2026 / Cilt: 13 Sayı: 2

Accusations of Magianism in Classical Period Kalām Polemics as an Example of Sectarian Bigotry

Mezhep Taassubu Örneği Olarak Klasik Dönem Kelâm Polemiklerinde Mecûsîlik İthamları

Sibel Kaya(ERCİYES ÜNİVERSİTESİ, İLAHİYAT FAKÜLTESİ)0000-0003-1302-1655
Pages
488–513
Publication Date
2026-09-15
🏛️Bibliographic metadata and full text access for this article are provided via DergiPark.
DergiPark Record ↗
✨

AI Summary & Key Takeaways

AI Insight
⚡ TL;DR(Too Long; Didn't Read)

It is thought that the aforementioned awareness will offer significant gains to today's theological discussions in order to maintain a rational and constructive line instead of biased tendencies in handling the issues.

📌 3 Key Takeaways

🎯
Objective & Hypothesis:This study focuses on the problematic of whether the accusations of Magianism, frequently resorted to in classical period kalām polemics, functioned as a tool of marginalization and exclusion shaped around sectarian bigotry rather than being a purely theological critique.
📊
Key Findings & Data:In this direction, it has been identified that the Jabriyya and Ahl al-Sunnah called the Mu’tazilah, and the Mu’tazilah called all sects defending that man is not the creator of his own actions, as Qadariyya and consequently "Magian." It has been determined that a similar exclusionary attitude occurred in the debates on attributes and khalq al-Qur’ān, and that the accusations were used not unilaterally but as a mutual polemical strategy.
💡
Conclusion & Impact:It is thought that the aforementioned awareness will offer significant gains to today's theological discussions in order to maintain a rational and constructive line instead of biased tendencies in handling the issues.
🔬Design:Araştırma Makalesi
📍Scope:Comprehensive Sample
⚙️Variables:Kelâm · Mezhep Taassubu · Polemik

Abstract

This study focuses on the problematic of whether the accusations of Magianism, frequently resorted to in classical period kalām polemics, functioned as a tool of marginalization and exclusion shaped around sectarian bigotry rather than being a purely theological critique. From the perspective of the discipline of kalām, which developed as an activity of seeking the truth within the tradition of İslâmic thought, the grounding and debating of the tenets of faith on a rational basis is of vital importance. However, sectarian bigotry constitutes a serious epistemological obstacle in the process of reaching knowledge and grasping the truth. In this context, the primary objective of this study is to comprehensively identify the subjects in which accusations of Magianism—which can be described as a deviation from the pursuit of truth in the science of kalām—arise, to examine the underlying grounds of these accusations, and to analyze their function in the construction of sectarian identity. In the research, the document analysis technique, one of the qualitative research methods, has been adopted; the extant founding texts of kalām schools and the fundamental sources in classical literature have been taken as primary data. As a result of the examinations, it has been determined that the accusation of Magianism emerged most intensely in the context of debates on destiny (qadar) and free will. However, the findings of the research show that the aforementioned accusations were not limited to this field alone; they were also utilized in many problems of kalām such as tawhīd (oneness of God), divine attributes, khalq al-Qur’ān (the creation of the Qur’an), theories of creation, al-ma’dūm (the non-existent), and al-aslah (the most salutary). It has been observed that the narration attributed to the Prophet, formulated as "The Qadariyya are the Magians of this Ummah," had a central influence on the schools' association of the opposing side with Magianism while defending their own approaches. These designations, constructed through such narrations which are considered problematic in terms of textual and chain-of-transmission (matn and isnad) criticism, functioned as characterizations that reinforced the legitimacy of all parties to the debate while discrediting the opponent's view. In this direction, it has been identified that the Jabriyya and Ahl al-Sunnah called the Mu’tazilah, and the Mu’tazilah called all sects defending that man is not the creator of his own actions, as Qadariyya and consequently "Magian." It has been determined that a similar exclusionary attitude occurred in the debates on attributes and khalq al-Qur’ān, and that the accusations were used not unilaterally but as a mutual polemical strategy. While the Mu’tazilah likened those who saw the attributes as eternal beings outside of the Essence to Magianism through the concept of the "multiplicity of eternals, opposing schools linked the views of the Mu’tazilah with dualistic understandings that accept change in God. However, another critical finding obtained in the research is that the portrayals of Magianism in kalām polemics do not fully overlap with historical and doctrinal Magianism. Magianism is an ancient teaching that was primarily monotheistic but turned into a dualistic structure over time and underwent significant doctrinal changes and transformations. Mutakallimūn (theologians) generally focused only on the dualistic conception of God in the form of "light as the actor of good" and "darkness as the actor of evil"; however, it has been observed that none of the sects subject to the accusation had a direct doctrinal similarity with this teaching. The effort of theologians to justify their own conceptions of God and the cosmos, as well as the method of dialectic (jadal) used in the discussions, played a significant role in directing such accusations at the opposing party. For this reason, accusations of Magianism ceased to be a unit of theological analysis and became an epistemological barrier aimed at preventing the legitimacy of the opponent's speech. This situation, instead of enriching theological debates, caused the rational ground for dialogue to weaken by the parties declaring each other "outside the religion". It is thought that the aforementioned awareness will offer significant gains to today's theological discussions in order to maintain a rational and constructive line instead of biased tendencies in handling the issues.

Özet

Bu çalışma, klasik dönem kelâm polemiklerinde sıklıkla başvurulan Mecûsîlik ithamlarının salt teolojik bir eleştiri olmaktan ziyade, mezhep taassubu ekseninde şekillenen bir ötekileştirme ve dışlama aracı olarak işlev görüp görmediği sorunsalına odaklanmaktadır. İslâm düşünce geleneğinde bir hakikat araştırması faaliyeti olarak gelişen kelâm disiplini açısından, inanç esaslarının rasyonel bir zeminde temellendirilmesi ve tartışılması hayati bir öneme sahiptir. Ancak mezhep taassubu, bilgiye ulaşma ve hakikati kavrama sürecinde ciddi bir epistemolojik engel teşkil etmektedir. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı, kelâm ilminde hakikat araştırmasından bir sapma olarak nitelendirilebilecek olan Mecûsîlik ithamlarının gündeme geldiği konuları kapsamlı bir biçimde tespit etmek, bu ithamların arka planındaki dayanakları incelemek ve mezhep kimliğinin inşasındaki işlevini analiz etmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği benimsenmiş; kelâm ekollerinin günümüze ulaşan kurucu metinleri ile klasik literatürdeki temel kaynaklar birincil veri olarak esas alınmıştır. Yapılan incelemeler neticesinde, Mecûsîlik ithamının kelâm literatüründe en yoğun biçimde kader ve irade tartışmaları bağlamında ortaya çıktığı saptanmıştır. Ancak araştırmanın bulguları, söz konusu ithamların yalnızca bu alanla sınırlı kalmadığını; tevhid, ilâhî sıfatlar, Halku’l Kur’ân, yaratma teorileri, ma‘dûm ve aslah gibi kelâmın pek çok probleminde de kullanıldığını göstermektedir. Ekollerin kendi yaklaşımlarını savunurken karşı tarafı Mecûsîlik ile ilişkilendirmelerinde, Hz. Peygamber’e nispet edilen ve “Kaderiyye bu ümmetin Mecûsîleridir” şeklinde formüle edilen rivayetin merkezi bir etkisi olduğu görülmüştür. Metin ve senet kritiği açısından problemli görülen bu tür rivayetler üzerinden kurgulanan adlandırmalar, tartışmanın tüm tarafları tarafından kendi meşruiyetlerini pekiştiren ve rakibin görüşünü itibarsızlaştıran birer niteleme olarak işlev görmüştür. Bu doğrultuda Cebriyye ve Ehl-i Sünnet’in Mu‘tezile’yi; Mu‘tezile’nin ise insanın fiillerinin yaratıcısı olmadığını savunan tüm fırkaları Kaderiyye ve dolayısıyla “Mecûsî” olarak adlandırdığı tespit edilmiştir. Benzer bir dışlayıcı tutumun sıfatlar ve Halku’l Kur’ân tartışmalarında da yaşandığı, ithamların tek taraflı değil karşılıklı bir polemik stratejisi olarak kullanıldığı belirlenmiştir. Mu‘tezile, sıfatları zatın dışında kadîm varlıklar olarak görenleri "kadîmlerin çokluğu" (taaddüd-i kudemâ) ilkesi üzerinden Mecûsîliğe benzetirken; muhalif ekoller de Mu‘tezile’nin görüşlerini Tanrı’da değişim kabul eden düalist anlayışlarla irtibatlandırmıştır. Oysa araştırmada elde edilen bir diğer kritik bulgu, kelâm polemiklerinde yer alan Mecûsîlik tasvirlerinin tarihsel ve doktriner Mecûsîlik ile tam örtüşmediğidir. Mecûsîlik öncelikle monoteist bir yapıdayken zaman içinde düalist bir yapıya bürünen ve doktriner açıdan çok önemli değişim ve dönüşümler geçiren kadîm bir öğretidir. Kelâmcılar genellikle sadece "hayrın faili nur" ve "şerrin faili zulmet" şeklindeki düalist tanrı tasavvuruna odaklanmıştır, ancak ithama konu olan mezheplerin hiçbirinin bu öğretiyle doğrudan bir doktriner benzerliği bulunmadığı görülmüştür. Kelâmcıların kendi Allah ve âlem tasavvurlarını haklı çıkarmak gayretiyle karşı tarafa bu tür ithamlar yöneltmelerinde, tartışmalarda kullanılan cedel metodunun da önemli bir etkisi söz konusudur. Bu nedenle Mecûsîlik ithamları, teolojik bir analiz birimi olmaktan çıkıp, karşı tarafın söz söyleme meşruiyetini engellemeye yönelik gerçekleşen epistemolojik bir bariyer haline gelmiştir. Bu husus teolojik tartışmaları zenginleştirmek yerine, tarafların birbirini "din dışı" ilan ederek rasyonel diyalog zemininin zayıflamasına neden olmuştur. Meselelerin ele alınmasında taassubî yönelimler yerine rasyonel ve yapıcı bir çizginin korunması adına, söz konusu farkındalığın günümüz teolojik tartışmalarına önemli kazanımlar sunacağı düşünülmektedir.

🔖

Cite This Article

Kaya, S. (2026). Accusations of Magianism in Classical Period Kalām Polemics as an Example of Sectarian Bigotry. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt: 13 Sayı: 2, 488–513. https://doi.org/10.51702/esoguifd.1921020

📄 Full Text PDF Viewer

📄

PDF görüntüleyici hazırlanıyor...

References (53)

  1. Aktulga, Mıhdat. Düalist Dinlerde Tanrı İnancı Üzerine Bir Karşılaştırma (Mecûsîlik, Sâbiîlik, Manicilik). Ankara: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2023.
  2. Atalay, Hakan. “Kadî Abdülcebbâr’ın Tekfir Problemine Yaklaşımı”. İ’tizâlde İtidal: Kadî Abdülcebbar’ın Düşünce Mirası. 1/289-300. İstanbul: Endülüs Yayınları, 2025.
  3. Atalay, Hakan. Siyasi-İtikadi İslam Mezheplerinde Tekfir: Hicri İlk Üç Asır. Ankara: Ankara Okulu Yayınları, 2025.
  4. Aydınlı, Osman. “Kur’ân’ın Yaratılmışlığı Meselesi ve Mu‘tezile’nin Tarihi Seyrindeki Yeri I”. Dini Araştırmalar 3/9 (2001).
  5. Bağdadi, Ebu Mansur Abdulkahir. Mezhepler Arasındaki Farklar. çev. Ethem Ruhi Fığlalı. İstanbul: Diyanet Vakfı Yayınları, 2011.
  6. Bağdâdî, İmâm Ebû Mansûr Abdulkâhir b. Tâhir b. Muhammed. Mezhepler Arasındaki Farklar. çev. Ethem Ruhi Fığlalı. İstanbul: Kalem Yayınları, 1979.
  7. Bâkıllânî, Ebû Bekir. el-İnsâf. thk. Zahid Kevseri. Kahire: Mektebetü’l-hâncî, 1993.
  8. Cüşemî, Ebu Said Muhassin b. Muhammed el-Hâkim. Tahkîmü’l-‘ukūl fî tashîhi’l-usûl. thk. Abdüsselam b. Abbas el-Veciyye. San’a: Dar’ül-Kütübi’l-Vataniyye, 3. Baskı., 2002.
  9. Cüşemî, Ebu Said Muhassin b. Muhammed el-Hâkim. Uyûnü’l-mesâ’il fi’l-usûl. thk. Ramazan Yıldırım. Kahire: Daru’l-İhsan, 2018.
  10. Cüveynî, İmamu’l-Harameyn. Luma’u’l-Edille. çev. Murat Serdar. Kayseri: Furkan Yayınları, 2012.
  11. Cüveynî, İmâmü’l-Haremeyn. İnanç Esasları Klavuzu: Kitâbü’l-İrşâd. çev. Adnan Bülent Baloğlu vd. Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2010.
  12. Çelebi, İlyas. “Sıfâtiyye”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. Ek-2/503-505. Ankara: TDV Yayınları, 2019.
  13. Demir, Hilmi. “İmam Mâtürîdî’nin Gnostik Akımlarla Mücadelesi”. Matürîdî’nin Düşünce Dünyası. ed. Şaban Ali Düzgün. 425-448. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, 2011.
  14. Doğan, Hüseyin. “İslâm Düşüncesinde Bir Tartışma Metodolojisi Olarak Cedel”. Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 13/24 (2011), 157-174.
  15. Düzgün, Şaban Ali. “Modern Dönem Kelâmında Tema ve Yöntem Tartışması”. Kelâm İlminde Metodoloji Sorunu. ed. Mahmut Çınar vd. 179-210. Gaziantep: Gaziantep Üniversitesi Basımevi, 2017.
  16. Ebû Dâvud. Sünen-i İbn Mâce. çev. Haydar Hatipoğlu. İstanbul: Kahraman Yayınları, 1982.
  17. Ebû Davud, Süleyman b. Eşas es-Sicistani. Sünen-i Ebi Davud ve Tercümesi. çev. İbrahim Koçaşlı. İstanbul: Milli Gazete, 1983.
  18. Ebu Gudde, Abdulfettah. Mevzu Hadisler. çev. Enbiya Yıldırım. İnsan Yayınları, 1995.
  19. Erkol, Ahmet. “Kelâmî Bilgi Yöntemi Olarak Cedel ve Cedel Yöntemini Kullanmada Eş’ arî Örneği”. Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 4/2 (2002), 67-94.
  20. Eryılmaz, Hasan. “Kādî Abdülcebbâr’ın Tespîtu Delâili’n-Nübüvve İsimli Eserinde Hadis Kullanımı”. İ’tizâlde İtidal: Kadî Abdülcebbar’ın Düşünce Mirası. 2/253-268. İstanbul: Endülüs Yayınları, 2025.
  21. Eş’arî, Ebu’l Hasan. el-İbâne. çev. Ramazan Biçer. İstanbul: Gelenek Yayınevi, 2019.
  22. Eş’arî, Ebü’l-Hasen. İlk Dönem İslâm Mezhepleri Tarihi. çev. Mehmet Dalkılıç, Ömer Aydın. İstanbul: Kabalcı Yayınları, 2003.
  23. Gazzâlî, Ebû Hamîd. Mîzânû’l-Amel. thk. Süleyman Dünya. Kahire: Dâru’l Maârif, 1964.
  24. Güdekli, Hayrettin Nebi. “Kelâm İlminin Yöntemsel olarak İnşası”. Kelâm İlminde Metodoloji Sorunu. 37-48. Gaziantep: Gaziantep Üniversitesi Basımevi, 2017.
  25. Güdekli, Hayrettin Nebi. Kelâmın Teşekkülü. İstanbul: Klasik Yayınları, 2024.
  26. Gündüz, Şinasi. “Mecûsîlik”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 28/279-284. Ankara: TDV Yayınları, 2003.
  27. Güneş, Kamil. Kelâmî Ekollerin Farklılaşmasında Nasların Rolü: Bâkıllânî ve Kādî Abdülcebbâr’da Kelâmullah Meselesi Örneği. Konya: Necmettin Erbakan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2000.
  28. Hanefi, Hasan. “Kelâm İlminin Yöntemi”. çev. Nadim Macit. Dini Araştırmalar 3/8 (2000), 149-161.
  29. Harputî, Abdullatif. Tenkîhu’l Kelâm Fî Akâid-i Ehli’l İslâm: Kelâmî Perspektiften İslâm İnanç Esasları. çev. İbrahim Özdemir, Fikret Karaman. Elazığ: Türkiye Diyanet Vakfı Elazığ Şubesi Yayınları, 2000.
  30. Işık, Hidayet. “Fahreddin Razi’nin Çeşitli Dinler ile İlgili Bilgi ve Görüşleri”. Dini Araştırmalar 3/7 (2000), 161-204.
  31. Işık, Hidayet. “İslâm Bilginlerinin ‘Seneviyye’ Adı Altında Dualist Diniere ve Mezheplere Yaklaşımları”. Dini Araştırmalar 6/18 (2004), 149-172.
  32. İbn Hazm, Ebû Muhammed Alî b. Ahmed b. Saîd b. Hazm el-Endelüsî. el-Fasl: Dinler ve Mezhepler Tarihi. çev. Halil İbrahim Bulut. 3 Cilt. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, 2017.
  33. İbn Manzûr, Ebü’l-Fazl Muhammed b. Mükerrem. Lisanü’l-Arab. thk. Emin Muhammed Abdülvehhab, Muhammed es-Sadık el-Ubeydi. 15 Cilt. Beyrut: Dârü’l-İhyai’t-Türasi’l-Arabi, 1968.
  34. İbn Metteveyh, Ebû Muhammed Hasen b. Ahmed b. Metteveyh Bahrânî. el-Mecmû’ fi’l-Muhît bi’t-Teklîf. thk. Jean Jozef Houben, Daniel Gimaret. 2 Cilt. Beyrut: Matbaatü’l-Kasûlikiyye, 1965.
  35. İbnü’l-Cevzî. Kitâbü’l-Mevzûât. thk. Tevfîk Hamdân. 2 Cilt. Beyrut: Dar’ül-Kütübi’l-İlmiyye, 1995.
  36. İbnü’l-Melâhimî, Rükneddin Harizmi. Kitabü’l-Fâ’ik fî usûli’d-dîn. thk. Wilferd Madelung, Mardin McDermont. Tahran: Müessese-i Pejûheş-i Hikmet ve Felsefe-i İran, 1386.
  37. İpek, Mikail. “İmâm Mâtürîdî’nin Mu‘tezile Eleştirisi: Ma‘dûm Teorisi Örneği”. İhya 2/10 (2024), 362-389.
  38. Kâ’bî, Ebü’l-Kāsım Abdullâh b. Ahmed b. Mahmûd el-Belhî. Kitâbü’l-Makālât ve me‘ahû Uyûnü’l-mesâ’il ve’l-cevâbât. thk. Hüseyin Hansu vd. İstanbul-Amman: Kuramer ve Daru’l-Feth, 2018.
  39. Kādî Abdülcebbâr. el-Münye ve’l-Emel. İskenderiye: Dârü’l-Ma’rifeti’l-Câmiiyye, 1985.
  40. Kādî Abdülcebbâr, Ebü’l-Hasen Abdülcebbâr b. Ahmed el-Hemedânî. el-Muğnî fî ebvâbi’t-tevhîd ve’l-‘adl. thk. İbrahim Medkur vd. 16 Cilt. Kahire: el-Müessesetü’l-Mısrıyyeti’l-Âmme, 1965.
  41. Kādî Abdülcebbâr, Ebü’l-Hasen Abdülcebbâr b. Ahmed el-Hemedânî. Şerhu’l-Usûli’l-Hamse; Mu‘tezile’nin Beş İlkesi. çev. İlyas Çelebi. 2 Cilt. İstanbul: Türkiye Yazma Eseler Kurumu Başkanlığı, 2013.
  42. Kara, Cahid. İslâm Coğrafyasında Mecûsîler (Emevîler’in Sonuna Kadar). Ankara: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2007.
  43. Karaağaç, Hilmi. “Ehl-i Sünnet’e Göre Tekfir Problematiği”. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 40 (2013), 163-186.
  44. Karaağaç, Hilmi. “Kaderiyye/Mu‘tezile’nin Mecûsîlikle İthamının Teolojik Arkaplanı”. Kader Dergisi 1/13 (2015), 191-212.
  45. Kaya, Sibel. İlahi Fiillerde Zorunluluk: Vücûb alellâh. Ankara: Ankara Okulu Yayınları, 2021.
  46. Keskin, Mehmet. “Erken Dönem Eş‘arî Düşünce Sisteminde Allah Tasavvuru”. Hakkari İlahiyat Dergisi 1 (2022), 45-74.
  47. Kirman, Mehmet Ali. “Hakikat Tekelciliği ve Dinî Partikülarizm”. Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 19/2 (2019), 330-346.
  48. Koç, Turan. Din Dili. İstanbul: İz Yayıncılık, 4. Baskı. 2013.
  49. Köktaş, Yavuz. “Kaderiyye ve Mürcie İle İlgili Hadislerin Değerlendirilmesi”. Hadis Tetkikleri Dergisi 1/2 (2003), 113-143.
  50. Kubat, Mehmet. “Kadere Dair İki Risâle (Abdülmelik B. Mervân’ın Hasan El-Basrî’ye Gönderdiği Mektup ve Hasan El-Basrî’nin Abdülmelik B. Mervân’a Gönderdiği (Cevabî) Mektup)”. Kelâm Araştırmaları Dergisi 8/4 (2008), 351-374.
  51. Kutlu, Sönmez. “İslâm Düşüncesinde Mezhepler ve Mezhepçilik Olgusu”. İslâm Dünyasında Temel Sorunlar: Şiddet, Mezhepçilik ve Darbeler. ed. Yahya Ayyıldız. 141-171. İstanbul: Tire Kitap, 2016.
  52. Makdisî, Mutahhar b. Tâhir. Kitâbü’l-Bed’ ve’t-Târîh. ed. Ernest Leroux. thk. Clément Huart. Paris, 1907.
  53. İbn Hazm, Ebû Muhammed Alî b. Ahmed b. Saîd b. Hazm el-Endelüsî. el-Fasl: Dinler ve Mezhepler Tarihi. çev. Halil İbrahim Bulut. 3 Cilt. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, 2017.