AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings indicate that universities exposed to the same QA framework may still follow substantially different governance paths.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study examines how quality assurance (QA) systems influence the emergence of different governance trajectories in Turkish higher education institutions. Rather than approaching QA only as a compliance or accreditation mechanism, the study treats it as a governance capability that shapes organizational coordination, institutional learning, strategic integration, evidence-based decision-making, and the functioning of the Plan–Do–Check–Act (PDCA) cycle. The central argument is that institutions operating under the same centralized regulatory framework do not produce similar governance outcomes. Instead, institutional differences become visible through the degree to which QA practices are internalized, institutionalized, and incorporated into broader governance structures. The research is based on a qualitative longitudinal comparative design supported by document analysis. Institutional Self-Evaluation Reports (ISERs), Institutional Accreditation Reports (IARs), interim evaluation reports, strategic plans, and related governance documents produced between 2016 and 2024 within the Turkish higher education QA system were examined in order to trace institutional governance configurations over time. Four research universities—Hacettepe University, Sakarya University, Recep Tayyip Erdoğan University, and Dokuz Eylul University—were selected through purposive and theory-oriented sampling to capture different institutional trajectories. The findings indicate that universities exposed to the same QA framework may still follow substantially different governance paths. The study also suggests that accreditation outcomes are closely related to institutional context, organizational learning, and administrative integration. In this respect, the article contributes to higher education governance literature by interpreting QA not as a procedural endpoint, but as a long-term institutional capability-building process.
Özet
Bu çalışma, kalite güvencesi (KG) sistemlerinin Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında farklı yönetişim yörüngelerinin ortaya çıkışını nasıl etkilediğini incelemektedir. Çalışma, kalite güvencesini yalnızca bir uyum ya da akreditasyon mekanizması olarak ele almak yerine; örgütsel koordinasyonu, kurumsal öğrenmeyi, stratejik bütünleşmeyi, kanıta dayalı karar alma süreçlerini ve Planla–Uygula–Kontrol Et–Önlem Al (PUKÖ) döngüsünün işleyişini şekillendiren bir yönetişim kapasitesi olarak değerlendirmektedir. Çalışmanın temel argümanı, aynı merkezi düzenleyici çerçeve altında faaliyet gösteren kurumların benzer yönetişim sonuçları üretmediğidir. Bunun yerine, kurumsal farklılıkların; kalite güvencesi uygulamalarının ne ölçüde içselleştirildiği, kurumsallaştırıldığı ve daha geniş yönetişim yapılarıyla bütünleştirildiği üzerinden görünür hale geldiği ileri sürülmektedir. Araştırma, doküman analizine dayalı nitel boylamsal karşılaştırmalı araştırma deseni üzerine kurulmuştur. Türkiye yükseköğretim kalite güvencesi sistemi kapsamında 2016–2024 yılları arasında üretilen Kurum İç Değerlendirme Raporları (KİDR), Kurumsal Akreditasyon Raporları (KAR), ara değerlendirme raporları, stratejik planlar ve ilgili yönetişim belgeleri incelenerek kurumların zaman içerisindeki yönetişim yapılandırmaları izlenmiştir. Farklı kurumsal yörüngeleri ortaya koyabilmek amacıyla amaçlı ve kuram odaklı örnekleme yoluyla dört araştırma üniversitesi — Hacettepe Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi — seçilmiştir. Bulgular, aynı kalite güvencesi çerçevesine tabi olan üniversitelerin dahi önemli ölçüde farklı yönetişim yolları izleyebildiğini göstermektedir. Çalışma ayrıca, akreditasyon sonuçlarının kurumsal bağlam, örgütsel öğrenme ve yönetsel bütünleşme düzeyiyle yakından ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çerçevede makale, kalite güvencesini prosedürel bir son noktadan ziyade uzun vadeli bir kurumsal kapasite geliştirme süreci olarak yorumlayarak yükseköğretim yönetişimi literatürüne katkı sunmaktadır.