AI Summary & Key Takeaways
AI InsightWhile LVSI appeared as the most significant predictor overall, it can only be determined after surgery; in contrast, SUVmax, which is accessible preoperatively, could function as a therapeutically relevant proxy for recognizing high-risk individuals prior to the operation.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Abstract Aim: To evaluate the association between preoperative primary tumor SUVmax on 18F-FDG PET-CT and lymph node metastasis, and to assess its relationship with high-risk pathological features in surgically staged endometrial cancer patients. Materials and Methods: In this retrospective cohort study, 134 patients with histologically confirmed endometrial cancer who underwent preoperative 18F-FDG PET-CT and primary surgical staging were included. Primary tumor SUVmax, clinical, imaging, and histopathological parameters were compared between patients with and without lymph node metastasis. ROC curve analysis and univariable/multivariable logistic regression were performed to identify predictors of nodal metastasis. Results: Lymph node metastasis was present in 16 patients (11.9%). Median SUVmax was significantly higher in the lymph-node-positive group (22.60 vs. 14.56; p = 0.003). SUVmax showed moderate discrimination for lymph node metastasis (AUC 0.733; optimal cutoff ≥21.10; sensitivity 62.5%, specificity 79.7%, negative predictive value 94.0%). Pathological tumor diameter showed the numerically highest AUC (0.822), though DeLong's test revealed no significant pairwise differences among ROC curves. On univariable analysis, SUVmax, tumor diameter, CA125, high grade, non-endometrioid histology, LVSI, deep myometrial invasion, and cervical involvement were significantly associated with nodal metastasis. In the exploratory multivariable model, LVSI remained independently associated (adjusted OR 14.33; p = 0.001), while SUVmax (p = 0.182) and deep myometrial invasion (p = 0.094) lost statistical significance. Conclusion: Primary tumor SUVmax is significantly associated with lymph node metastasis and correlates with high-risk pathological features in endometrial cancer, with a high negative predictive value supporting its role in preoperative risk stratification. While LVSI appeared as the most significant predictor overall, it can only be determined after surgery; in contrast, SUVmax, which is accessible preoperatively, could function as a therapeutically relevant proxy for recognizing high-risk individuals prior to the operation. Larger prospective research is required for confirmation.
Özet
Özet Amaç Cerrahi olarak evrelendirilen endometrium kanserli hastalarda, preoperatif 18F-FDG PET-BT incelemesinde primer tümörün SUVmax değeri ile lenf nodu metastazı arasındaki ilişkiyi değerlendirmek ve SUVmax'ın yüksek riskli patolojik özelliklerle ilişkisini araştırmak. Gereç ve Yöntem Bu retrospektif kohort çalışmasına, histolojik olarak doğrulanmış endometrium kanseri tanısı bulunan, preoperatif 18F-FDG PET-BT uygulanmış ve primer cerrahi evreleme yapılmış 134 hasta dahil edildi. Primer tümör SUVmax değeri ile klinik, görüntüleme ve histopatolojik parametreler, lenf nodu metastazı bulunan ve bulunmayan hastalar arasında karşılaştırıldı. Lenf nodu metastazını öngörmesini belirlemek amacıyla ROC eğrisi analizi ile tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri gerçekleştirildi. Bulgular On altı hastada (%11,9) lenf nodu metastazı saptandı. Lenf nodu metastazı bulunan grupta medyan SUVmax değeri, metastaz bulunmayan gruba göre anlamlı olarak daha yüksekti (22,60 vs. 14,56; p = 0,003). SUVmax, lenf nodu metastazının ayırt edilmesinde orta düzeyde diskriminasyon gösterdi (AUC = 0,733). Optimal SUVmax eşik değeri ≥21,10 olarak belirlendi; bu değer için duyarlılık %62,5, özgüllük %79,7 ve negatif prediktif değer %94,0 idi. Patolojik tümör çapı sayısal olarak en yüksek AUC değerine sahipti (AUC = 0,822); ancak DeLong testi, ROC eğrileri arasındaki ikili karşılaştırmalarda istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermedi. Tek değişkenli analizde; SUVmax, tümör çapı, CA-125 düzeyi, yüksek histolojik derece, non-endometrioid histoloji, lenfovasküler alan invazyonu (LVSI), derin miyometriyal invazyon ve servikal tutulum lenf nodu metastazı ile anlamlı olarak ilişkili bulundu. Keşifsel çok değişkenli modelde ise LVSI bağımsız olarak anlamlılığını korudu (düzeltilmiş OR 14,33; p = 0,001). Buna karşılık SUVmax (p = 0,182) ve derin miyometriyal invazyon (p = 0,094) istatistiksel anlamlılığını kaybetti. Sonuç Primer tümör SUVmax değeri, endometrium kanserinde lenf nodu metastazı ve yüksek riskli patolojik özelliklerle anlamlı şekilde ilişkilidir. Yüksek negatif prediktif değeri, SUVmax'ın preoperatif risk sınıflamasında potansiyel bir yardımcı belirteç olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir. LVSI genel olarak en güçlü bağımsız belirleyici olarak ortaya çıkmış olmakla birlikte, LVSI yalnızca cerrahi sonrası değerlendirilebilen bir parametredir. Buna karşılık preoperatif dönemde elde edilebilen SUVmax değeri, cerrahi öncesinde yüksek riskli hastaların belirlenmesine katkı sağlayabilecek bir görüntüleme belirteci olarak değerlendirilebilir. Bu bulguların doğrulanması için daha geniş örneklemli, prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.