AI Summary & Key Takeaways
AI InsightConclusion: BAR is a simple, inexpensive, and effective predictor of CIN in NSTEMI patients undergoing PCI and may serve as a practical tool for risk stratification in clinical practice.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Objective: Contrast-induced nephropathy (CIN) remains a common complication after percutaneous coronary intervention (PCI) in patients with non-ST-segment elevation myocardial infarction (NSTEMI). The BUN-to-albumin ratio (BAR) has recently emerged as a composite biomarker reflecting inflammation, renal function, and nutritional status. To evaluate the predictive value of BAR for CIN in NSTEMI patients undergoing PCI. Material and Methods: This retrospective study included 1,540 NSTEMI patients treated with PCI between 2020 and 2024. Patients were divided into CIN (+) and CIN (-) groups. Clinical, laboratory, and procedural variables were analyzed. Multivariate logistic regression and receiver operating characteristic (ROC) curve analyses were performed to identify independent predictors and assess discriminative performance. Results: CIN developed in 204 patients (13.2%). BAR was significantly higher in the CIN group (5.2±1.5 vs. 4.0±1.2, p<0.001). In multivariate analysis, BAR emerged as an independent predictor of CIN (OR: 1.943, 95% CI: 1.703-2.217, p<0.001). ROC analysis showed that BAR had the highest discriminative ability (AUC: 0.726), outperforming NLR (AUC: 0.654) and the Mehran score (AUC: 0.599). A cut-off value of 4.5 yielded 69.1% sensitivity and 63.8% specificity. Conclusion: BAR is a simple, inexpensive, and effective predictor of CIN in NSTEMI patients undergoing PCI and may serve as a practical tool for risk stratification in clinical practice.
Özet
Amaç: Non-ST segment elevasyonlu miyokard enfarktüsü (NSTEMI) hastalarında perkütan koroner girişim (PKG) sonrası gelişen kontrast ilişkili nefropatinin (CIN) öngörülmesinde BUN/albümin oranının (BAR) değerini araştırmak. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif çalışmaya 2020-2024 yılları arasında PKG uygulanan 1,540 NSTEMI hastası dahil edildi. Hastalar CIN (+) ve CIN (-) olarak iki gruba ayrıldı. Klinik, laboratuvar ve anjiyografik veriler analiz edildi. Bağımsız prediktörleri belirlemek için çok değişkenli lojistik regresyon ve tanısal performansı değerlendirmek için ROC analizi yapıldı. Bulgular: CIN, 204 hastada (%13,2) gelişti. BAR değeri CIN grubunda anlamlı derecede daha yüksekti (5,2±1,5 vs. 4,0±1,2, p<0,001). Çok değişkenli analizde BAR, CIN gelişiminin bağımsız bir belirleyicisi olarak saptandı (OR: 1,943, %95 GA: 1,703-2,217, p<0,001). ROC analizinde BAR en yüksek ayırt edici güce sahip parametreydi (AUC: 0,726) ve NLR ile Mehran skorundan daha iyi performans gösterdi. Sonuç: BAR, NSTEMI hastalarında CIN gelişimini öngörmede basit, düşük maliyetli ve etkili bir biyobelirteç olup klinik risk sınıflandırmasında kullanılabilir.