AI Summary & Key Takeaways
AI InsightTo the best of our knowledge, our study is among the first in the literature to examine the relationship between nomophobia subscales and anxiety and depression in children with ADHD.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Aim: Nomophobia, known as the "fear of being without a phone," is considered one of the effects of technology on mental health. Individuals with Attention Deficit Hyperactivity Disorder (ADHD) may be prone to nomophobia and mood disorders due to impulsivity and sensitivity in the reward system. This study aimed to evaluate the levels of nomophobia, anxiety, and depression and their relationships in children diagnosed with ADHD. Material and Methods: The study included 51 children aged 6 to 16 years diagnosed with ADHD and 51 healthy controls who were referred to the Child Psychiatry Outpatient Clinic of Zonguldak Bulent Ecevit University between January 2024 and March 2025. Participants were assessed using the Kiddie Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia–Present and Lifetime Version (K-SADS-PL), a sociodemographic data form, the Turkish Nomophobia Scale, the State-Trait Anxiety Inventory for Children, and the Children's Depression Inventory. Results: Of the participants, 39.2% were female (n=40) and 60.8% were male (n=62), with a mean age of 11.53 ± 3.02 years. Although children with ADHD had higher nomophobia levels than healthy controls, this difference was not statistically significant and was not associated with anxiety or depression levels. However, the “Giving up convenience (GC)” subscale of nmophobia was significantly higher in the ADHD group compared to controls (p=0.032). Additionally, female children with ADHD scored significantly higher than males on the “Not being able to communicate (NC)” subscale (p=0.016). The trait anxiety levels in the ADHD group were notably and significantly higher (p<0.001). Conclusion: The relationship between nomophobia, anxiety, and depression in children with ADHD appears to be more complex than previously thought. Nomophobia assessments should be conducted based on subdimensions and clinical groups rather than total scores. Particular attention should be given to the "giving up comfort" dimension and the sensitivity in digital communication observed in girls with ADHD. To the best of our knowledge, our study is among the first in the literature to examine the relationship between nomophobia subscales and anxiety and depression in children with ADHD.
Özet
Amaç: Nomofobi “telefonsuz kalma korkusu” olarak bilinir ve teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerinden biri olarak görülmektedir. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), dürtüsellik ve ödül sistemindeki hassasiyet nedeniyle nomofobiye ve aynı zamanda duygudurum bozukluklarına yatkın olabilir. Bu çalışmada DEHB tanısı almış çocuklarda nomofobi, anksiyete, depresyon düzeyleri ve birbiriyle olan ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya, Ocak 2024-Mart 2025 tarihleri arasında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi çocuk psikiyatri polikliniğine başvuran, 6-16 yaş arası DEHB tanısı almış 51 çocuk ve 51 sağlıklı kontrol grubu dahil edilmiştir. Katılımcılara, duygulanım bozuklukları ve şizofreni görüşme çizelgesi (K-SADS-PL), sosyo-demografik veri formu, Türkçe Nomofobi Ölçeği, Çocuklar için Durumluk Sürekli Kaygı Envanteri ve Çocuklarda Depresyon Ölçeği uygulanmıştır Bulgular: Katılımcıların %39,2’si kız (n=40), %60,8’i erkek (n=62) olup, yaş ortalaması 11,53±3,02’dir. DEHB’li çocukların nomofobi düzeyleri sağlıklı çocuklardan yüksek olsa da, bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi ve anksiyete ile depresyonla ilişkili bulunmadı. Ancak nomofobinin “rahatlıktan feragat etme” alt ölçeği DEHB grubunda kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksekti (p=0,032). Ayrıca, DEHB’li kız çocuklarının “iletişim kuramama” alt ölçeği puanları erkeklere göre anlamlı şekilde yüksekti (p=0,016). DEHB grubunun sürekli kaygı düzeyleri ise belirgin ve anlamlı olarak yüksekti (p<0,001). Sonuç: DEHB’li çocuklarda nomofobi, anksiyete ve depresyon ilişkisi sanıldığından daha karmaşık bir yapıya sahip gibi görünmektedir. Nomofobi değerlendirmeleri toplam skorlarla değil, alt boyutlar ve klinik gruplar bazında yapılmalıdır. Özellikle “rahatlıktan feragat etme” boyutu ve DEHB’li kızlarda dijital iletişimdeki hassasiyet göz önünde bulundurulmalıdır