AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIn elderly people living in senior centers, advanced age, female gender and having a chronic illness negatively affect the quality of life.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Objectives : Improving the quality of life for the rapidly growing elderly population plays a key role in good health standards. This study aims to compare the quality of life of elderly people living in their home and senior centers, and to determine socio-demographic factors that could affect their quality of life. Materials and Methods : In this study, we enrolled 400 people aged ≥65 years; 198 of them were elderly who applied for any reason to Etfal Training and Research Hospital Family Medicine Policlinic, between February-October 2014; and 202 of them were living in Nursing Homes. The survey questioned socio-demographic features and the Turkish version of quality of life developed by World Health Organization was applied. Results : We examined 400 people [188(47%) males and 212(53%) females]. Of these, 202 (50.50%; average age=73.3±6.7 years) were living in their homes and 198(49.50%; average age: 73.2±7.3 years) in senior centers. Furthermore, the physical, psychological, social and environmental field scores of people living in their homes were significantly higher than those living in senior centers (P < 0.001). Conclusion : This study reveals that the quality of life is higher in elderly who live in their homes than those who live in nursing homes. The older age, marital status, higher education level, increase in the income, and not having children negatively affect the quality of life in individuals living in their homes. In elderly people living in senior centers, advanced age, female gender and having a chronic illness negatively affect the quality of life.
Özet
Amaç: Hızla artan yaşlı nüfusta yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, iyi sağlık standardı için anahtar rol oynamaktadır. Araştırmamızda huzurevinde ve kendi evinde yaşayan yaşlıların yaşam kalitelerini etkileyen faktörler tespit edilmesi hedeflenmiştir. Materyal ve Metot: Çalışmaya Mart-Kasım 2014 tarihleri arasında Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniğine başvuran 65 yaş ve üstü 198 birey ile huzurevinde yaşayan 202 birey olmak üzere toplam 400 kişi alındı. Araştırmamızda kişilerin sosyodemeografik bilgilerini sorgulayan bir anket formu ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından geliştirilen yaşam kalitesi ölçeği kısa formunun Türkçe versiyonu uygulandı. Bulgular: Çalışmamıza 188’i (%47,00) erkek ve 212’si (%53,00) kadın olmak üzere toplam 400 hasta katıldı. Bunların 202'sini (%50,50) kendi evinde kalan bireyler 198'ini (%49,50) ise huzurevinde kalan bireylerdi. Hastaların yaş ortalaması kendi evinde kalanlarda 73,266,68 iken huzurevinde kalanlarda 73,197,27 idi. Kendi evinde yaşayanların bedensel, ruhsal, sosyal ilişkiler ve çevre alanı skoru huzurevinde kalanlardan anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0,001). Sonuç: Araştırmamıza göre kendi evinde yaşayanların yaşam kalitesi huzurevinde yaşayanlardan daha yüksektir. Kendi evinde yaşayan bireylerde ileri yaşın, medeni durumun, yüksek eğitim düzeyi, yüksek gelir düzeyi, çocuk sahibi olmama; huzurevinde yaşayan bireylerde ise ileri yaşın, kadın cinsiyet ve kronik hastalık varlığı yaşam kalitesini olumsuz etkilemekteydi