AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings reveal that Goffman's concept of total institution is not limited to sedentary enclaves (hotel walls) but extends throughout the destination as a mobile isolation via transfer vehicles and package tours.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study examines how the tourist experience is constructed within an isolated bubble in destinations shaped by mass tourism, security concerns, and cultural distance, focusing on the case of Hurghada (Egypt). While existing literature generally treats enclave tourism as static structures confined to hotel boundaries, this research argues that the state of enclosure continues during mobility. The study employs analytic autoethnography and complete participant observation designs, utilizing data gathered during an independent family trip in January 2026. The findings reveal that Goffman's concept of total institution is not limited to sedentary enclaves (hotel walls) but extends throughout the destination as a mobile isolation via transfer vehicles and package tours. Tourists are segregated from the host community through security rituals and control mechanisms, moving through a sterile tunnel established between the hotel, buses, and tourist attractions (Luxor, Bedouin Village). To conceptualize this structure, the study proposes the 'archipelago of exclaves model' to the literature, evaluating enclave tourism as a neocolonial formation functioning as disconnected extensions of Western comfort standards on Egyptian soil. Ultimately, macro-sociological recommendations focused on spatial justice and political economy are provided to prevent tourism destinations from turning into generic holiday factories.
Özet
Bu çalışma, kitle turizminin güvenlik kaygıları ve kültürel mesafe ile şekillendiği destinasyonlarda, turist deneyiminin nasıl yalıtılmış bir fanus içinde kurgulandığını Hurghada (Mısır) örneği üzerinden incelemektedir. Mevcut literatür, anklav turizmini genellikle otel sınırlarına hapsolmuş statik yapılar olarak ele alırken; bu araştırma, kapatılma halinin hareketlilik (mobilite) esnasında da devam ettiğini ileri sürmektedir. Çalışmada yöntem olarak analitik oto-etnografi ve tam katılımcı gözlem desenleri kullanılmış; veriler Ocak 2026 döneminde gerçekleştirilen bağımsız bir aile seyahati kapsamında derlenmiştir. Araştırma bulguları, Goffman’ın total kurum kavramının sadece yerleşik anklavlar (otel duvarları) içinde kalmadığını, transfer araçları ve paket turlar aracılığıyla destinasyonun geneline mobil bir yalıtım olarak yayıldığını göstermektedir. Turist, ev sahibi toplumdan güvenlik ritüelleri ve denetim mekanizmaları ile ayrıştırılmakta; otel, otobüs ve turistik cazibe merkezleri (Luksor, Bedevi Köyü) arasında kurulan steril bir tünelde hareket etmektedir. Çalışma, bu yapıyı açıklamak üzere literatüre ‘eksklav takımadaları modeli’ni önermekte ve anklav turizmini, Batılı konfor standartlarının Mısır toprakları üzerindeki kopuk uzantıları olarak işleyen neokolonyal bir yapılanma olarak değerlendirmektedir. Sonuç olarak, turizm destinasyonlarının jenerik tatil fabrikalarına dönüşmesini engellemek adına mekânsal adalet ve politik-ekonomi odaklı makro-sosyolojik öneriler sunulmuştur.