AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe lack of formal safety information further exacerbates this issue, underlining the critical need for better safety education and equipment for all parties involved in demolition activities.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
In addition to the dangers posed by earthquakes, long-term health concerns arise from asbestos exposure during demolition activities. Our study aimed to assess the awareness and perceptual effects of asbestos dust on individuals involved in or near demolition sites. We conducted a survey involving 110 participants across three groups: a. Demolition Officers (DO) (27 participants), b. Environmental Safety Officers (SO) (28 participants), and c. Individuals Present (IP) (55 participants). Participants provided demographic information and answered questions related to asbestos exposure and safety practices. The SO group displayed the highest awareness of asbestos hazards, though protective measures were insufficiently prioritized. Conversely, the DO and IP groups exhibited significantly lower knowledge of the risks associated with asbestos exposure, revealing a concerning gap in safety training and public information. Our findings emphasize the need for comprehensive awareness programs and stricter enforcement of protective protocols to mitigate the health risks posed by asbestos, particularly respiratory diseases like mesothelioma and asbestosis. The lack of formal safety information further exacerbates this issue, underlining the critical need for better safety education and equipment for all parties involved in demolition activities.
Özet
Depremlerin oluşturduğu tehlikelere ek olarak, yıkım faaliyetleri sırasında asbeste maruz kalmaktan kaynaklanan uzun vadeli sağlık sorunları da vardır. Çalışmamızın amacı, yıkım sahalarında veya yakınında bulunan kişilerde asbest tozunun farkındalığını ve algısal etkilerini değerlendirmektir. Üç grupta 110 katılımcıyı kapsayan bir anket gerçekleştirdik: a. Yıkım Görevlileri (DO) (27 katılımcı), b. Çevresel Güvenlik Görevlileri (SO) (28 katılımcı) ve c. Mevcut Bireyler (IP) (55 katılımcı). Katılımcılar demografik bilgiler sağladı ve asbeste maruz kalma ve güvenlik uygulamalarıyla ilgili soruları yanıtladılar. SO grubu, koruyucu önlemlere yeterince öncelik verilmemesine rağmen asbest tehlikeleri konusunda en yüksek farkındalığı gösterdi. Tersine, DO ve IP grupları asbeste maruz kalmayla ilişkili riskler konusunda önemli ölçüde daha düşük bilgi sergilediler ve bu da güvenlik eğitimi ve kamu bilgilendirmesinde endişe verici bir boşluk olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bulgularımız, özellikle mezotelyoma ve asbestozis gibi solunum yolu hastalıkları olmak üzere asbestin oluşturduğu sağlık risklerini azaltmak için kapsamlı farkındalık programlarına ve koruyucu protokollerin daha sıkı uygulanmasına olan ihtiyacı vurgulamaktadır. Güvenlik bilgilerinin eksikliği bu sorunu daha da kötüleştiriyor ve yıkım faaliyetlerine katılan tüm taraflar için daha iyi güvenlik eğitimi ve ekipmanına olan kritik ihtiyacının varlığını ortaya çıkartmaktadır.