AI Summary & Key Takeaways
AI InsightPatients receiving SGLT2i experienced a significantly greater reduction in both the total number of antianginal medications (–0.371 ± 0.66 vs. –0.036 ± 0.57; p=0.001) and overall treatment intensity (–0.52 ± 0.89 vs. –0.07 ± 0.79; p=0.001).
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Aim: Although SGLT2 inhibitors offer cardiovascular benefits in type 2 diabetes, their impact on antianginal therapy needs after CABG remains unclear. This study investigates the potential association between SGLT2i use and alterations in the frequency and intensity of antianginal regimens in these patients. Methods: This retrospective study included 125 diabetic patients ≥1 year post-CABG, divided into SGLT2i users (n=70) and non-users (n=55). Demographic characteristics, laboratory findings, comorbidities, and antianginal medication profiles were retrospectively analyzed. The primary outcomes were changes in the number and intensity of antianginal medications during follow-up. One-way analysis of covariance (ANCOVA) was performed to assess the independent effect of SGLT2i use after adjustment for potential confounders. Results: Baseline antianginal medication burden and treatment intensity were similar between groups (p>0.05). During follow-up, SGLT2i users demonstrated significantly greater reductions in ivabradine and ranolazine use compared with controls (p=0.035 and p=0.001, respectively). Patients receiving SGLT2i experienced a significantly greater reduction in both the total number of antianginal medications (–0.371 ± 0.66 vs. –0.036 ± 0.57; p=0.001) and overall treatment intensity (–0.52 ± 0.89 vs. –0.07 ± 0.79; p=0.001). After adjustment for age, sex, glomerular filtration rate, neutrophil count, and baseline medication burden, SGLT2i use remained independently associated with reduced antianginal medication number (F=7.175; p=0.009) and treatment intensity (F=8.106; p=0.005). Conclusion: SGLT2 inhibitor therapy was independently associated with a reduced antianginal treatment burden in diabetic CABG patients. These findings indicate a potential association between SGLT2i use and additional anti-ischemic benefits beyond glycemic control in chronic coronary syndrome management.
Özet
Amaç: SGLT2 inhibitörleri tip 2 diyabet hastalarında kardiyovasküler faydalar sağlasa da, koroner arter baypas cerrahisi (KABG) sonrası anjina tedavisi ihtiyaçları üzerindeki etkileri belirsizliğini koruyor. Bu çalışma, SGLT2i'nin bu hastalarda antianjinal tedavilerin sıklığını ve yoğunluğunu değiştirip değiştirmediği ile olan potansiyel ilişkisini araştırmaktadır. Yöntem: Bu retrospektif çalışma, KABG sonrası en az 1 yıl geçmiş olan 125 diyabet hastasını içermekte olup, bu hastalar SGLT2i kullananlar (n=70) ve kullanmayanlar (n=55) olarak iki gruba ayrılmıştır. Demografik özellikler, laboratuvar bulguları, eşlik eden hastalıklar ve antianjinal ilaç profilleri retrospektif olarak analiz edildi. Birincil sonuçlar, takip süresi boyunca antianjinal ilaçların sayısı ve yoğunluğundaki değişikliklerdi. Potansiyel karıştırıcı faktörler için ayarlama yapıldıktan sonra SGLT2i kullanımının bağımsız etkisini değerlendirmek için tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) yapıldı. Bulgular: Başlangıçtaki antianjinal ilaç yükü ve tedavi yoğunluğu gruplar arasında benzerdi (p>0,05). SGLT2i kullananlarda ivabradin ve ranolazin kullanımında kontrollere kıyasla anlamlı derecede daha büyük azalmalar gözlendi (sırasıyla p=0,035 ve p=0,001). Kontrol grubuna kıyasla, SGLT2i alan hastalarda hem toplam antianjinal ilaç sayısında (–0,371 ± 0,66'ya karşı –0,036 ± 0,57; p=0,001) hem de genel tedavi yoğunluğunda (–0,52 ± 0,89'a karşı –0,07 ± 0,79; p=0,001) anlamlı derecede daha büyük bir azalma görüldü. Yaş, cinsiyet, glomerüler filtrasyon hızı, nötrofil sayısı ve başlangıçtaki ilaç yükü dikkate alındıktan sonra, SGLT2i kullanımı, antianjinal ilaç sayısında (F=7,175; p=0,009) ve tedavi yoğunluğunda (F=8,106; p=0,005) azalma ile bağımsız olarak ilişkili kalmıştır. Sonuç: SGLT2 inhibitör tedavisi, diyabetik KABG hastalarında antianjinal tedavi yükünde azalma ile bağımsız olarak ilişkilidir. Bu bulgular, SGLT2i'nin kronik koroner sendrom yönetiminde glisemik kontrolün ötesinde ek anti-iskemik faydalar sağlayabileceğine dair potansiyel bir ilişkiye işaret etmektedir.