AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings reveal that 42% of students have borrowed at least once, with one-third using credit cards or overdraft accounts.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study examines the impact of neoliberal policies on the borrowing practices, livelihood strategies, and multidimensional poverty levels of university students, as well as their concerns about finding employment. The 1970s were a time of weakening welfare states and precarious labor, during which the economic vulnerability of young people worsened. These transformations did not remain confined to that period. Instead, they established the structural foundations for the ongoing insecurity, labour market fragmentation and increased economic risk that continue to affect young people’s lives today. Against this backdrop, a quantitative study was conducted using a correlational survey model with 502 Zonguldak Bülent Ecevit University students enrolled during the 2025–2026 academic year. Data were collected using the “Debt and Livelihood Strategies Form”, the “Job Search Anxiety Scale” and the “Multidimensional Student Poverty Scale” and were evaluated using descriptive statistics, correlations, t-tests, and regression analyses in SPSS 25.0. The findings reveal that 42% of students have borrowed at least once, with one-third using credit cards or overdraft accounts. In a context where formal credit instruments are widely used, daily living expenses and educational expenses are the primary reasons for borrowing. Nevertheless, participants do not view borrowing as a normal livelihood strategy. Although formal credit channels are widely used, debt has taken on a new meaning after passing through the ideological filter of neoliberal accumulation. This process has normalised the use of formal credit instruments, particularly credit cards and overdraft facilities, as a means of covering everyday expenses. This has made indebtedness an invisible part of daily life rather than an exceptional coping strategy. Additionally, a low but significant positive correlation (r≈.29, p<.01) was found between job search anxiety and multidimensional poverty. Female students experience higher job anxiety than males (p<.001). Consequently, debt, poverty, and employment anxiety have emerged as mutually reinforcing components of the neoliberal regime of insecurity.
Özet
Bu araştırma, neoliberal düzenleme tarzının üniversite öğrencilerinin borçlanma pratikleri, geçim stratejileri, çok boyutlu yoksulluk düzeyleri ve iş bulma kaygısı üzerindeki etkilerini incelemektedir. Refah devletinin zayıfladığı ve emeğin güvencesizleştiği 1970’li yıllar, gençlerin ekonomik kırılganlıklarının derinleştiği bir döneme tekabül etmektedir. Bu bağlamda, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nde 2025–2026 akademik yılında kayıtlı 502 öğrenciyle ilişkisel tarama modeli kapsamında nicel bir araştırma yürütülmüştür. Veriler, “Borçlanma ve Geçim Stratejileri Formu”, “İş Bulma Kaygısı Ölçeği” ve “Çok Boyutlu Öğrenci Yoksulluğu Ölçeği” aracılığıyla toplanmış; SPSS 25.0’da tanımlayıcı istatistikler, korelasyon, t-testi ve regresyon analizleriyle değerlendirilmiştir. Bulgular, öğrencilerin %42’sinin en az bir kez borçlandığını ve üçte birinin kredi kartı veya ek hesap kullandığını göstermektedir. Formel kredi araçlarının yaygın biçimde kullanıldığı bir bileşkede, gündelik yaşam ve eğitim harcamaları borçlanmanın temel kaynağını oluşturmaktadır. Buna rağmen katılımcılar, borçlanmayı olağan bir geçim stratejisi olarak görmemektedirler. Formel kredi kanallarının yaygın kullanımına rağmen olağan bir geçim stratejisi olarak görülmeyen borç, mevcut düzenleme tarzının ideolojik filtresinden geçerek yeniden adlandırılmıştır. Bu yeniden adlandırma, gündelik yaşamın görünmez bir uzantısı olan bu pratiğin meşrulaşmasını sağlamıştır. Bunlara ek olarak, iş bulma kaygısı ile çok boyutlu yoksulluk arasında düşük fakat anlamlı bir pozitif ilişki (r≈.29, p<.01) saptanmıştır. Kadın öğrenciler erkeklere göre daha yüksek iş kaygısı yaşamaktadır (p<.001). Sonuç olarak borç, yoksulluk ve istihdam kaygısı, neoliberal güvencesizlik rejiminin birbirini besleyen bileşenleri olarak belirmiştir.