Sinemanın duyusal dünyada görünür olması ve işitsel dünyada duyulabilir olmasının içselleşmiş anlamlarına yoğunlaşan Arısoy bu teknik uygulamayı plastik gibi esneterek “ses”in felsefi bir boyutunun da olduğunun altını çizerek, sinemadaki sesin anlam ve duygu oluşumunda çok yönlü bir yeteneğe sahip olduğunu belirtmiştir.
📌 3 Key Takeaways
🎯
Objective & Hypothesis:Türk Sinemasında Ses-İmaj (2000-2018) kitabıyla sinema ve felsefe birlikteliğine yeni bir bakış açısı katan Arısoy, sinema filmlerinde incelenmesi en zor ve teknik yanlarından ses’i incelerek işitsel dünyayı görünür kılmayı hedeflediği doktora teziyle, tekniği, duyguyla harmanladığı disiplinler arası bir çalışmayla karşımıza çıkmıştır.
📊
Key Findings & Data:Türk Sinemasında Ses-İmaj (2000-2018) kitabıyla sinema ve felsefe birlikteliğine yeni bir bakış açısı katan Arısoy, sinema filmlerinde incelenmesi en zor ve teknik yanlarından ses’i incelerek işitsel dünyayı görünür kılmayı hedeflediği doktora teziyle, tekniği, duyguyla harmanladığı disiplinler arası bir çalışmayla karşımıza çıkmıştır.
💡
Conclusion & Impact:Sinemanın duyusal dünyada görünür olması ve işitsel dünyada duyulabilir olmasının içselleşmiş anlamlarına yoğunlaşan Arısoy bu teknik uygulamayı plastik gibi esneterek “ses”in felsefi bir boyutunun da olduğunun altını çizerek, sinemadaki sesin anlam ve duygu oluşumunda çok yönlü bir yeteneğe sahip olduğunu belirtmiştir.
🔬Design:Kitap İncelemesi
📍Scope:2000-2018 Verileri
⚙️Variables:ses-imaj · Türk sineması · ses
Özet
Türk Sinemasında Ses-İmaj (2000-2018) kitabıyla sinema ve felsefe birlikteliğine yeni bir bakış açısı katan Arısoy, sinema filmlerinde incelenmesi en zor ve teknik yanlarından ses’i incelerek işitsel dünyayı görünür kılmayı hedeflediği doktora teziyle, tekniği, duyguyla harmanladığı disiplinler arası bir çalışmayla karşımıza çıkmıştır. Sinemanın duyusal dünyada görünür olması ve işitsel dünyada duyulabilir olmasının içselleşmiş anlamlarına yoğunlaşan Arısoy bu teknik uygulamayı plastik gibi esneterek “ses”in felsefi bir boyutunun da olduğunun altını çizerek, sinemadaki sesin anlam ve duygu oluşumunda çok yönlü bir yeteneğe sahip olduğunu belirtmiştir.