AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings indicate that the algorithmic structures of digital platforms and generative AI technologies increase the speed and scope of disinformation dissemination.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The digital age, while significantly facilitating access to information, also paves the way for the rapid spread of disinformation on a global scale. This study aims to develop a holistic model for addressing the phenomenon of digital disinformation within the framework of technological tools, dissemination mechanisms, and combat strategies. The research is designed using a relational survey model within a qualitative methodology approach and conducted through a systematic literature review. The study is a secondary case study based on literature. Five case examples were examined: the COVID-19 pandemic, the 2016 US presidential election, the Brexit referendum, the Ukraine-Russia war, and examples of disinformation in the context of Turkey. The selection of cases was based on the intensive use of digital platforms and visibility in literature. The analysis process investigated the roles of social media algorithms, AI-powered content creation tools, botnets, and deepfake technologies in the production and dissemination of disinformation. The findings indicate that the algorithmic structures of digital platforms and generative AI technologies increase the speed and scope of disinformation dissemination. In contrast, the study has shown that digital literacy, verification mechanisms, legal regulations, and international cooperation processes need to be addressed together. Consequently, the study reveals that combating digital disinformation cannot be limited to technical measures alone. This fight requires the adoption of a multi-actor and sustainable model based on the shared responsibility of individuals, states, and digital platforms.
Özet
Dijital çağ, bilgiye erişimi önemli ölçüde kolaylaştırırken dezenformasyonun küresel ölçekte hızla yayılmasına da zemin hazırlamaktadır. Bu çalışma, dijital dezenformasyon olgusunu teknolojik araçlar, yayılma mekanizmaları ve mücadele stratejileri çerçevesinde ele alarak soruna bütüncül bir model önerisi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel yöntem yaklaşımı kapsamında ilişkisel tarama modeline dayalı olarak tasarlanmış ve sistematik literatür incelemesi yöntemiyle yürütülmüştür. Çalışma literatüre dayalı ikinci el vaka incelemesi niteliğindedir. Bu kapsamda beş vaka örneği incelenmiştir. İncelenen vakalar; COVID-19 pandemisi, 2016 ABD başkanlık seçimleri, Brexit referandumu, Ukrayna-Rusya savaşı ve Türkiye bağlamındaki dezenformasyon örnekleridir. Vaka seçiminde dijital platformların yoğun kullanımı ve literatürdeki görünürlük kriterleri esas alınmıştır. Analiz sürecinde sosyal medya algoritmaları, yapay zekâ destekli içerik üretim araçları, bot ağları ve derin sahte teknolojilerinin dezenformasyon üretimi ve yayılımındaki rolleri incelenmiştir. Elde edilen bulgular, dijital platformların algoritmik yapılarının ve üretken yapay zekâ teknolojilerinin dezenformasyonun yayılma hızını ve etki alanını artırdığını göstermektedir. Buna karşılık dijital okuryazarlık, doğrulama mekanizmaları, yasal düzenlemeler ve uluslararası iş birliği süreçlerinin birlikte ele alınması gerektiği ortaya konulmuştur. Sonuç olarak çalışma, dijital dezenformasyonla mücadelenin yalnızca teknik önlemlerle sınırlı kalamayacağını ortaya koymaktadır. Bu mücadelede bireylerin, devletlerin ve dijital platformların ortak sorumluluğuna dayanan çok aktörlü ve sürdürülebilir bir modelin benimsenmesi gerekmektedir.