AI Summary & Key Takeaways
AI InsightEvaluating intervention programs together may provide researchers with temporal and economic advantages in designing future intervention programs.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Acceptance and Commitment Therapy (ACT) is a therapeutic approach that belongs to the third generation of cognitive behavioral therapy theories. This therapeutic approach has gained significant interest due to its extensive range of applications. The efficacy of this theoretical framework is evidenced by its wide-ranging applications across contexts, including psychosis and daily living challenges, provided that psychological flexibility is a contributing factor. ACT has recently been applied in Türkiye in similar ways across different contexts and samples. The objective of this study is to examine ACT group interventions applied to adult samples in Türkiye. In this regard, the present study evaluated the applications of acceptance and commitment therapy groups in Türkiye between 2020 and 2025 according to the PRISMA criteria. The evaluation encompassed various aspects, including sample characteristics, intervention methods, duration, frequency, measurement tools, and changes. As a result of searching Scopus, Web of Science, PsycArticles, and TrDizin databases, 11 research articles were included in the study. Psychological resilience, psychological flexibility, impulsivity, fear of negative evaluation, social appearance anxiety, and self-compassion level are among the variables targeted for change in the intervention programs in the studies. It is observed that the sample characteristics of the groups included in the study are not limited to university students but also parents and individuals with psychiatric diagnoses. Despite differences in content and implementation, it is seen that group interventions based on the basic principles of acceptance and commitment therapy are effective in different adult samples. The current study provides an opportunity to evaluate and compare current acceptance and commitment therapy group practices implemented in different contexts in Türkiye. Evaluating intervention programs together may provide researchers with temporal and economic advantages in designing future intervention programs.
Özet
Kabul ve Kararlılık Terapisi (KKT) üçüncü kuşak bilişsel davranışçı terapi kuramları arasında yer alan bir terapi yaklaşımıdır. Geniş bir yelpazede kullanım alanı sunmasıyla da bu terapi yaklaşımına ilgi gün geçtikçe artmaktadır. Kuram, psikolojik esneklik temelli olarak psikozdan gündelik yaşamdaki zorluklara ilişkin pek çok konu karşısında davranış değişikliğinin sağlanmasında etkilidir. KKT son zamanlarda Türkiye’de de benzer şekilde farklı bağlamlarda ve örneklemler üzerinde uygulanmaktadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye’de yetişkin örnekleminde uygulanmış olan KKT grup müdahalelerinin incelenmesidir. Bu doğrultuda 2020-2025 yılları arasında Türkiye’de gerçekleştirilmiş kabul ve kararlılık terapisi grup uygulamaları; örneklem özellikleri, müdahale yöntemi, süresi, sıklığı, ölçme araçları ve değişimler açısından PRISMA kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Scopus, Web of Science, PsycArticles ve TrDizin veri tabanlarının taranması sonucunda 11 araştırma makalesi çalışmaya dahil edilmiştir. Psikolojik sağlamlık, psikolojik esneklik, dürtüsellik, olumsuz değerlendirilme korkusu, sosyal görünüş kaygısı ve öz şefkat düzeyi araştırmalardaki müdahale programları sonrasında değişim hedeflenen değişkenler arasında yer almaktadır. Araştırmaya dahil edilen grupların örneklem özelliklerinin üniversite öğrencileri ile sınırlı kalmayıp psikiyatrik tanısı bulunan bireyler ve ebeveynlere de genişletildiği görülmektedir. İçerik ve uygulanış açısından farklar bulunmasına karşın kabul kararlılık terapisi temel ilkelerine bağlı grup müdahalelerinin farklı yetişkin örneklemlerinde etkili olduğu görülmektedir. Mevcut araştırma ile Türkiye’de farklı bağlamlarda uygulanan güncel kabul kararlılık terapisi grup uygulamalarının değerlendirilmesine ve karşılaştırılmasına fırsat sunulmaktadır. Müdahale programlarının bir arada değerlendirilmesi ise gelecek müdahale programlarının tasarlanmasında araştırmacılar için zamansal ve ekonomik açıdan kolaylık sağlayabilir.