AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe results demonstrate that work-family conflict acts as a partial mediator linking perceived workload to emotional exhaustion.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The growing imbalance between individuals’ efforts to conserve their limited psychological resources and the heavy demands imposed by working life has attracted increasing attention in the organizational behaviour literature. Utilizing the Conservation of Resources Theory, the study proposes a model to analyse the bridging role of work-family conflict between workload and exhaustion, while simultaneously testing gender as a moderator. The sample comprises 315 full-time white-collar employees working in 14 organized industrial zones in İzmir. Survey data are analysed using the R-based Jamovi software following Hayes’ PROCESS Model 58 procedures. The results demonstrate that work-family conflict acts as a partial mediator linking perceived workload to emotional exhaustion. Conversely, the analysis reveal no statistically significant moderation by gender across the model’s pathways. This result suggests that, within the white-collar employee group, the pressure stemming from professional responsibilities and job demands may activate similar psychological mechanisms that transcend traditional gender roles.
Özet
Bireylerin sınırlı psikolojik kaynaklarını koruma çabası ile çalışma yaşamının getirdiği ağır yükümlülükler arasındaki dengesizlik, örgütsel davranış yazınında giderek artan bir ilgiyle incelenmektedir. Bu doğrultuda bu çalışma, iş-aile çatışmasının, algılanan iş yükü ile duygusal tükenme etkileşiminde oynadığı aracılık rolü, cinsiyetin ise düzenleyicilik rolünü Kaynakların Korunması Teorisi perspektifinden test etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini, İzmir’deki 14 organize sanayi bölgesinde çalışan 315 tam zamanlı beyaz yakalı personel oluşturmaktadır. Toplanan anket verileri, R tabanlı Jamovi yazılımı kullanılarak Hayes’in Model 58 prosedürlerine göre analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, iş-aile çatışmasının algılanan iş yükü ve duygusal tükenme arasında kısmi aracı değişken olarak işlev gördüğünü ortaya koymuştur. Buna karşın, cinsiyet değişkeninin söz konusu modeldeki yollar üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir düzenleyici etkisine rastlanmamıştır. Söz konusu sonuç, beyaz yakalı çalışan grubunda profesyonel sorumlulukların ve iş taleplerinin getirdiği baskının, geleneksel cinsiyet rollerinin ötesine geçerek benzer psikolojik mekanizmaları tetiklediğine işaret etmektedir.