AI Summary & Key Takeaways
AI InsightFindings reveal that distrust in the health system significantly predicts healthcare demand procrastination (β = .260; p < .001).
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The aim of the study is to examine the predictive role of distrust in the health system on individuals’ healthcare demand procrastination behavior. The research is designed as a quantitative study using the relational screening model, cross-sectional and conducted with 406 participants residing in İstanbul, Türkiye. Data are collected online using the Health Care System Distrust Scale and the Healthcare Demand Procrastination Scale. Findings reveal that distrust in the health system significantly predicts healthcare demand procrastination (β = .260; p < .001). The model is significant (F = 32.872; p < .001), and distrust explains 7.3% of the variance in procrastination behavior. In the multiple regression analysis, where demographic variables are controlled, the explanatory power of the model increases to 14.1% (R² = .141), and the significant predictive effect of distrust on procrastination behavior remains (β = .241; p < .001). Additionally, healthcare demand procrastination differs significantly according to age, marital status, education, income, and chronic illness. In conclusion, distrust in the health system negatively affects individuals’ healthcare-seeking behavior; however, this behavior is also influenced by economic, cultural, psychological, and accessibility-related factors.
Özet
Bu araştırmanın amacı, sağlık sistemine duyulan güvensizliğin bireylerin sağlık hizmetine duydukları talebi erteleme davranışı üzerindeki yordayıcı rolünün incelenmesidir. Çalışma, ilişkisel tarama modelinde, kesitsel, nicel bir araştırma olarak tasarlanmış ve İstanbul ilinde yaşayan 406 katılımcıdan elde edilen verilerle yürütülmüştür. Veriler, “Sağlık Sistemlerine Güvensizlik Ölçeği” ve “Sağlık Hizmeti Talep Erteleme Davranışı Ölçeği” kullanılarak çevrim içi anket aracılığıyla toplanmıştır. Bulgular, sağlık sistemine duyulan güvensizlik düzeyinin sağlık hizmeti talep erteleme davranışını anlamlı biçimde yordadığını göstermiştir (β = ,260; p < ,001). Model anlamlı bulunmuş (F = 32,872; p < ,001) ve güvensizlik değişkeni, talep erteleme davranışındaki varyansın %7,3’ünü açıklamıştır. Demografik faktörlerin kontrol edildiği çoklu regresyon analizinde ise modelin açıklayıcılık gücü %14,1'e yükselmiş olup (R² = ,141), güvensizliğin erteleme davranışı üzerindeki anlamlı yordayıcı etkisi (β = ,241; p < ,001) devam etmiştir. Ayrıca, sağlık hizmeti talep erteleme davranışı; yaş, medeni durum, eğitim, gelir ve kronik hastalık gibi değişkenlere göre anlamlı farklılıklar göstermiştir. Sonuç olarak, sağlık sistemine duyulan güvensizliğin bireylerin sağlık hizmeti alma davranışını olumsuz yönde yordadığı; ancak bu davranışın ekonomik, kültürel, psikolojik ve erişimle ilgili faktörlerden de etkilendiği belirlenmiştir.