AI Summary & Key Takeaways
AI InsightBoth coplanar and non-coplanar techniques offer specific dosimetric advantages, and treatment planning should be individualized according to patient anatomy and clinical priorities.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study aimed to evaluate the effects of coplanar and non-coplanar treatment plans generated using the volumetric modulated arc therapy technique on hippocampal sparing and doses delivered to other critical organs in whole-brain radiotherapy. Hippocampal-sparing whole-brain radiotherapy plans of eighteen patients diagnosed with brain metastases were retrospectively evaluated. All treatment plans were created and analyzed using the Monaco treatment planning system. The hippocampus was contoured in accordance with the Radiation Therapy Oncology Group guidelines, and plans were assessed in terms of target volume coverage, dose homogeneity, and doses to critical organs. No statistically significant difference was observed between coplanar and non-coplanar plans regarding target volume coverage and target volume–hippocampus dose parameters. However, non-coplanar plans demonstrated significantly better control of high-dose regions within the target volume. Hippocampal-sparing whole-brain radiotherapy represents an important approach that balances effective intracranial disease control with preservation of neurocognitive function. Both coplanar and non-coplanar techniques offer specific dosimetric advantages, and treatment planning should be individualized according to patient anatomy and clinical priorities.
Özet
Bu çalışmada, hipokampus koruyucu tüm beyin radyoterapisinde volümetrik modüle ark tedavisi tekniği kullanılarak oluşturulan koplanar ve non-koplanar tedavi planlarının hipokampusun korunması ve diğer kritik organ dozları üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Çalışmada, beyin metastazı tanısı olan 18 hastaya ait hipokampus korumalı tüm beyin radyoterapisi planları koplanar ve non-koplanar olarak karşılaştırılmıştır. Tüm planlamalar Monaco tedavi planlama sistemi kullanılarak oluşturulmuş ve analiz edilmiştir. Hipokampus bölgesi Radyasyon Tedavisi Onkoloji Grubu kılavuzlarına uygun şekilde konturlanmış, hedef hacim kapsamı, doz homojenliği ve kritik organ dozları değerlendirilmiştir. Hedef ve kritik organ dozları açısından hedef hacmin yüzde doksan beşini kapsayan doz ve hedef hacim–hipokampus doz değerleri bakımından planlar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Bununla birlikte, hedef hacimdeki yüksek doz bölgelerini temsil eden parametre açısından non-koplanar planlar lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark belirlenmiştir. Hipokampus koruyucu tüm beyin radyoterapisi, etkili intrakraniyal hastalık kontrolü sağlarken nörobilişsel fonksiyonların korunması açısından önemli bir denge sunmaktadır. Koplanar ve non-koplanar tekniklerin her biri belirli avantajlar sağlamakta olup tedavi planlaması hasta anatomisi ve klinik önceliklere göre bireyselleştirilmelidir.