AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThen, the application made by legal clinic students, accompanied by Özyeğin University faculty members, to Türkiye’s Ombudsman Institution which resulted in an amicable settlement is contextualised as an important example of states’ fulfilment of their obligations regarding the right to health.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The state has an obligation to ensure that individuals in prison, due to arrest or conviction, benefit from the right to health. This right, as defined by the World Health Organization, includes complete physical, mental, and social well-being. This right must be provided free of charge. In addition, the health needs of incarcerated women - particularly those related to menstrual health - require gender-sensitive and rights-based approaches. In Türkiye, the lack of free access to menstrual pads for incarcerated women has been increasingly documented and has given rise to human rights concerns. Thus, non-governmental organisations and lawyers have been increasingly demanding gender-sensitive policies. This study reviews the literature on the right to health of incarcerated women and examines the human rights issues arising from inadequate access to menstrual products. Then, the application made by legal clinic students, accompanied by Özyeğin University faculty members, to Türkiye’s Ombudsman Institution which resulted in an amicable settlement is contextualised as an important example of states’ fulfilment of their obligations regarding the right to health.
Özet
Devletin, tutukluluk veya mahkûmiyet nedeniyle cezaevinde bulunan bireylerin sağlık hakkından yararlanmalarını sağlama yükümlülüğü vardır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından tanımlanan bu hak, bireyin fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan tam bir iyilik hâlini içerir. Bu hak ücretsiz olarak sağlanmalıdır. Ayrıca, özellikle menstrüel dönemdeki sağlığıyla ilgili olanlar başta olmak üzere, cezaevindeki kadınların sağlık ihtiyaçları cinsiyete duyarlı ve hak temelli yaklaşımlar gerektirir. Türkiye’de, son yıllarda mahpus kadınların infaz kurumlarında hijyenik pede ücretsiz şekilde erişememeleri nedeniyle yaşadıkları hak ihlalleri görünür olmuş ve bu kurumlarda cinsiyete duyarlı uygulama ve politikalar üretilmesi gerekliliğine ilişkin talepler sivil toplum örgütleri ve hukukçular tarafından kamusal alanda dile getirilmeye başlanmıştır. Bu çalışma, cezaevindeki kadınların sağlık hakkına ilişkin literatürü incelemekte ve menstrüel ürünlere yetersiz erişimden kaynaklanan insan hakları sorunlarını ele almaktadır. Ardından, Özyeğin Üniversitesi öğretim üyelerinin rehberliğinde hukuk klinikleri öğrencileri tarafından Türkiye Cumhuriyeti Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan ve dostane çözümle sonuçlanan başvuru, devletlerin sağlık hakkına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesine dair önemli bir örnek olarak ele alınmıştır.