AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThis study highlights the need for enhanced conservation strategies for Harmankaya due to increasing anthropogenic pressures from recreational activities, underscoring the importance of reevaluating its protected status.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study investigates the bryophyte biodiversity of Harmankaya Waterfalls Nature Park in Zonguldak, Türkiye, an area with critical biological significance for hornworts and other bryophyte species. Fieldwork conducted in 2023-2024 documented bryophyte diversity across three environmental zones based on substrate-water interaction levels. A total of 164 bryophyte taxa were identified, including 3 hornwort, 39 liverwort, and 122 moss taxa, with 32 new records for the Zonguldak bryoflora. Bryodiversity was assessed using the Shannon diversity index, revealing that Zone II, characterized by a mix of aquatic, semi-aquatic, and terrestrial taxa, exhibited the highest diversity. This study highlights the need for enhanced conservation strategies for Harmankaya due to increasing anthropogenic pressures from recreational activities, underscoring the importance of reevaluating its protected status.
Özet
Bu çalışma briyofitler, özellikle boynuzotları için kritik bir öneme sahip olan Zonguldak Harmankaya Şelaleleri Tabiat Parkı’nın briyofit biyoçeşitliliğini incelemektedir. 2023-2024 yılları arasında yürütülen arazi çalışmalarında su ile ilişkileri açısından üç çevresel zonda değerlendirilen substratlardaki briyofit örnekleri toplanmıştır. Alandan 3 boynuzotu, 39 ciğerotu ve 122 karayosunu olmak üzere toplam 164 briyofit taksonu tanımlanmış olup, Zonguldak briyoflorası için 32 yeni taksonun kaydı verilmiştir. Shannon çeşitlilik indeksi kullanılarak alanın briyoçeşitliliği değerlendirilmiş ve sucul, yarı sucul ve karasal taksonların bir karışımı ile karakterize edilen Bölge II'nin en yüksek çeşitliliğe sahip olduğu ortaya çıkarılmıştır. Çalışma, rekreasyonel faaliyetlerden kaynaklanan artan antropojenik baskılar nedeniyle Harmankaya Şelaleleri için koruma stratejilerinin geliştirilmesine duyulan ihtiyacı vurgulayarak, alanın koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesinin önemini vurgulamaktadır.