AI Summary & Key Takeaways
AI InsightCarbonated mineral water bottle–related ocular trauma represents an under recognized yet preventable cause of eye injury, and increased public awareness together with simple safety precautions may help reduce these avoidable accidents.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study evaluated the mechanisms, clinical characteristics, and outcomes of ocular injuries associated with carbonated mineral water bottles. Twenty patients presenting with bottle-related ocular trauma at a tertiary referral center were retrospectively reviewed. Demographic features, injury mechanisms, ocular findings, management strategies, and visual outcomes were analyzed. The mean age was 37.2 ± 17.4 years, and most patients were male (75%). Injuries were predominantly caused by high-velocity bottle cap impact during opening (80%), whereas the remaining cases resulted from bottle explosion after impact (20%). Bottle cap injuries were consistently associated with closed-globe trauma, while bottle explosions caused open-globe trauma in most cases. The left eye was more commonly affected (65%), particularly in bottle cap–related trauma. At presentation, 55% of eyes had a best-corrected visual acuity of ≥20/40, increasing to 65% at final follow-up. Hyphema and traumatic cataract were the most frequent anterior segment findings, whereas commotio retinae was the most common posterior segment pathology. Most patients were managed conservatively with medical treatment, while a smaller proportion required retinal laser or surgical intervention. Although visual outcomes were generally favorable, severe injuries could occur, especially following the bottle explosion. Carbonated mineral water bottle–related ocular trauma represents an under recognized yet preventable cause of eye injury, and increased public awareness together with simple safety precautions may help reduce these avoidable accidents.
Özet
Bu çalışmada soda şişeleri ile ilişkili oküler yaralanmaların mekanizmaları, klinik özellikleri ve sonuçları değerlendirilmiştir. Üçüncü basamak bir merkeze soda şişesine bağlı oküler travma nedeniyle başvuran 20 hastanın verileri retrospektif olarak incelenmiştir. Demografik özellikler, yaralanma mekanizmaları, oküler bulgular, tedavi yaklaşımları ve görsel sonuçlar değerlendirilmiştir. Hastaların ortalama yaşı 37,2 ± 17,4 yıl olup, çoğunluğunu erkek hastalar oluşturmaktaydı (%75). Oküler travma, çoğunlukla, şişe açılması sırasında şişe kapağının yüksek hızla göze çarpmasına bağlı gelişirken (%80), geri kalan olgular şişenin patlaması sonucu meydana gelmişti (%20). Şişe kapağına bağlı yaralanmaların tamamı kapalı göz yaralanması ile ilişkiliyken, şişe patlamaları genellikle açık göz yaralanmasına neden olmuştu. Kapağa bağlı yaralanmalarda sol göz daha sık etkilenmişti (%65). Başvuru sırasında gözlerin %55’inde en iyi düzeltilmiş görme keskinliği ≥20/40 iken, son kontrolde %65’e yükselmişti. Ön segmentte en sık hifema ve travmatik katarakt görülürken, arka segmentte en yaygın patoloji kommosyo retina idi. Hastaların çoğu medikal tedavi ile izlenirken, bazı hastalarda retinal lazer veya cerrahi girişim gerekti. Görsel sonuçlar genel olarak yüz güldürücü olmakla birlikte, özellikle şişe patlamasına bağlı yaralanmalarda ciddi görme kaybı gelişmişti. Soda şişelerine bağlı oküler travmalar, yeterince bilinmeyen ancak önlenebilir bir göz travması sebebidir. Toplum farkındalığının artırılması ve basit güvenlik önlemlerinin uygulanması bu önlenebilir yaralanmaların azaltılmasına katkı sağlayabilir.