AI Summary & Key Takeaways
AI InsightHowever, the higher systolic pressures observed with femoral monitoring during critical phases may offer a physiological advantage by supporting end-organ perfusion.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Background: Orthotopic liver transplantation (OLT) is characterized by profound intraoperative hemodynamic instability due to severe vasodilation, massive blood loss, major vascular clamping, and reperfusion syndrome. In this context, the extent to which invasive arterial pressure monitoring reflects true central hemodynamics is crucial for accurate titration of fluid and vasoactive therapy. This study aimed to compare PICCO2®-guided goal-directed fluid management via radial versus femoral arterial access in adult recipients undergoing living-donor OLT and to evaluate the impact of monitoring site on hemodynamic parameters, renal function, and short-term clinical outcomes. Materials and Methods: In this prospective observational study, 36 adult OLT recipients (18-65 years) were randomized to radial (n=18) or femoral (n=18) arterial monitoring. PICCO2® measurements-including systolic and mean arterial pressure, cardiac index, stroke volume variation (SVV), pulse pressure variation (PPV), and extravascular lung water index (ELWI)- were recorded at six intraoperative time points. Goal-directed therapy targeted MAP ≥65 mmHg; patients with SVV >10% received fluid boluses, whereas those with SVV ≤10% received norepinephrine-based vasoconstrictor therapy. Results: Groups were comparable in demographics, surgical duration, fluid and blood product administration, vasopressor requirements, creatinine trends, and ICU stay. Femoral monitoring yielded higher systolic pressures during early anhepatic and clamping phases, whereas MAP, cardiac index, SVV/PPV, ELWI, postoperative renal function, and mortality rates showed no significant intergroup differences. Conclusions: Findings suggest that radial and femoral arterial monitoring provide similar clinical outcomes during PICCO2®-guided goal-directed therapy in OLT. However, the higher systolic pressures observed with femoral monitoring during critical phases may offer a physiological advantage by supporting end-organ perfusion.
Özet
Amaç: Ortotopik karaciğer nakli, derin vazodilatasyon, masif kan kaybı, büyük damar klempleri ve reperfüzyon sendromu nedeniyle intraoperatif dönemde en ağır hemodinamik dalgalanmaların izlendiği cerrahi girişimlerden biridir ve bu hastalarda invaziv arteriyel monitörizasyondan elde edilen basınç değerlerinin gerçek santral dolaşımı ne ölçüde yansıttığı, sıvı ve vazopresör tedavisinin titrasyonu açısından kritik önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, canlı vericili ortotopik karaciğer nakli uygulanan erişkin alıcılarda radial ve femoral arterden elde edilen PiCCO2® tabanlı hedefe yönelik sıvı yönetimini karşılaştırmak ve monitörizasyon yerinin hemodinamik parametreler, renal fonksiyon ve kısa dönem sonuçlar üzerine etkisini değerlendirmektir. Materyal ve metod: Bu prospektif gözlemsel çalışmada, canlı vericili karaciğer nakli planlanan 18-65 yaş aralığında 36 hasta izlenmiş ve rastgele radial (n=18) veya femoral (n=18) arter grubuna atanmıştır. Tüm hastalarda PiCCO2® monitörizasyon sistemi ile altı zaman noktasında sistolik ve ortalama arter basıncı, kardiyak indeks, SVV, PPV ve ELWI değerleri kaydedilmiş;MAP ≥65 mmHg olacak şekilde SVV >10 olduğunda sıvı, SVV ≤10 olduğunda norepinefrin temelli vazokonstriktör tedavi uygulanmıştır. Bulgular: Gruplar demografik özellikler, cerrahi süre, sıvı ve kan ürünleri, vazopresör gereksinimi, kreatinin seyri ve yoğun bakımda kalış süresi açısından benzer bulunmuştur. Femoral grupta anhepatik başlangıç ve klempleme döneminde sistolik basınçlar daha yüksek saptanırken, ortalama arter basıncı, kardiyak indeks, SVV/PPV ve ELWI değerleri ile postoperatif böbrek fonksiyonu ve mortalite oranları açısından anlamlı fark izlenmemiştir. Sonuç: Bulgularımız, PiCCO2® eşliğinde protokollü hedefe yönelik tedavi altında radial ve femoral arter monitörizasyonunun klinik sonuçlar bakımından benzer olduğunu, ancak femoral basınç izleminin en kritik fazlarda daha yüksek sistolik değerler sağlayarak özellikle uç organ perfüzyonunun korunmasında potansiyel avantaj sunabileceğini düşündürmektedir.