AI Summary & Key Takeaways
AI InsightEarly commentators generally adopted literal interpretations aligned with lexical meanings, reflecting a simple and direct understanding of the creation narrative.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study examines the verses in the Makkan suras that mention the term ‘samâ/samawāt’ (sky) and include descriptions of its creation, arranged in chronological order. The study adopts the order of revelation proposed by Ḥabannakah al-Maydānī and consults early Arabic dictionaries and classical tafsīr (exegesis) sources. The aim of the research is to determine whether the Qur’anic discourse on the creation of samâ follows a hierarchical structure, and to explore the lexical meanings of the relevant terms along with their interpretations by early commentators. The study also investigates the theological purpose behind the Qur’an’s emphasis on the creation of samâ. Methodologically, it combines data detection and commentary analysis. The study observes that the phrase “building the sky” (benā) appears first in Sūrah al-Shams (verse 5), referring to the final state of samâ. By contrast, other verbs that highlight particular aspects of the creation process—such as ceʿale, bedīʿi, and każā—are found in later suras. This suggests that the Makkan narrative does not follow a linear or modern chronological sequence. While a conceptual hierarchy may be constructed through synthesizing the Qur’anic corpus as a whole, it cannot be derived solely from the order of revelation. The study concludes that the primary aim of these descriptions is to affirm tawḥīd, refute shirk, and illustrate the possibility of resurrection. The verses focus on the structural qualities of samâ rather than its ontological nature. Early commentators generally adopted literal interpretations aligned with lexical meanings, reflecting a simple and direct understanding of the creation narrative.
Özet
Bu çalışma, Mekkî sûrelerde semâ/semâvât kelimesiyle onun yaratılmasına yönelik anlatıların geçtiği âyetleri kronolojik olarak ele almaktadır. Habenneke el-Meydânî’nin nüzûl tertibi esas alınmış, erken dönem sözlük ve tefsîr kaynaklarından yararlanılmıştır. Çalışmanın amacı, Kur’ân’ın semânın yaratılışı anlatısında hiyerarşik bir yapı izleyip izlemediğini tespit etmek, kullanılan lafızların sözlük anlamları ile erken dönem müfessirlerin bu lafızlara yüklediği anlamları ortaya koymaktır. Ayrıca çalışmada semânın yaratılışına vurgu yapılmasının amacı da değerlendirilmiştir. Bu çerçevede veri tespiti ve yorum analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada, ilk olarak eş-Şems 26/91: 5’te geçen “semânın binâ edilmesi” ifadesiyle onun yaratılışının nihâi hâlinin vurgulandığı, buna karşılık yaratmanın bir yönünü ifade eden “ḫalaḳa”, “ceʿale”, “faṭara”, “bedīʿi” ve “każā” gibi fiillerin daha sonraki sûrelerde yer aldığı, semânın yaratılışı anlatısında hiyerarşik bir sıranın gözetilmediği tespit edilmiştir. Kur’ân’ın tamamı taranıp parçalar birleştirildiğinde sürece dair bir hiyerarşi oluşturulabilse de yalnızca nüzûl sırasından hareketle bu mümkün değildir. Bu tespit; kronolojik okuma yöntemini delil alarak semânın yaratılması sürecine dair kesin ifadeler kullanmanın mümkün olmadığını gösterir. Bununla birlikte, Kur’ân’ın, nüzûl dönemi muhataplarına bu hususta sistemli bir bilgi kazandırmayı hedeflemediği sonucuna götürür. Nitekim Kur’ân’ın semâya dair anlatılarla temel amacının tevhîdi temellendirme, şirki reddetme ve dirilişin imkânını kavratma olduğu açığa çıkmıştır. Âyetlerdeki lafızların, yaratılışın mahiyetinden çok niteliklerine dair bilgi verdiği, erken dönem müfessirlerin genel olarak ilgili âyetlerdeki ifadeleri açıklarken sözlüklerdeki temel anlamlarıyla örtüşen manalar verdikleri görülmüştür. Bu da onların semânın yaratılmasını daha basit ve yalın; modern dönem bilimsel açıklamalardan uzak, hatta belki biraz da ilkel addedilebilecek şekilde yorumladıklarını gösterir.