Dergiler / ISGUC The Journal of Industrial Relations and Human Resources / 2003 / Cilt: 5 Sayı: 2

İşyerinde Cinsel Taciz

Sayfa
1–1
DOI
—

Özet

Genel olarak, işçinin istihdamının veya işle ilgili kazanımlarının, cinsiyetinden ötürü istenmeyen bir koşula bağlanması olarak tanımlanan ve mağdurlarının genellikle kadınlar olduğu "cinsel taciz", tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de son derece yaygın ve ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte, cinsel tacizi tam olarak tanımlamak ve kapsamını belirlemek de zordur; cinsel taciz olarak kabul edilen davranışlar konusunda bütüncül bir tanım üzerine henüz bir anlaşma yoktur. İstihdamda cinsiyet ayırımcılığı olarak kendisini ortaya koyan "işyerinde cinsel taciz" olgusu bu özelliğinden dolayı "ekonomik tecavüz" olarak bile adlandırılmış; iş ahlakı tartışmalarında da yerini almıştır. Bu makalede cinsel taciz ve iş yerinde cinsel taciz olgusu çeşitli tanımlamalar ışığında somutlaştırılarak, konuya yönetici sorumlulukları ve iş ahlakı açılarından yaklaşılacaktır. Abstract Generally, sexual harassment that would be defined as conditioning of workers employment or earnings to the undesirable conditions because of sexuality and of which its wrongeds has been women usually, and appears as an extremely serious and wide range problem in the Turkey as well as in other countries. Nevertheless, it is difficult to exactly define and determine the contents of sexual harassment, and there is no consensus on general definition about the subject of attitudes which are accepted as sexual harassment. The concept of "sexual harassment in workplace" that exposes itself as a gender discrimination in employment, even called as "economical assault" according to this characteristic and also it took place in business ethics arguments. In this article, the concepts of sexual harassment and sexual harassment in workplace will be concretize with the guidance of various definitions meanwhile the subject will be approached from view of the business ethics and manager responsibilities. İşyerinde Cinsel Taciz Dünya Özgür İşçi Sendikaları Konfederasyonunun (ICFTU) Kadın Komitesi'nin "işyerindekiler tarafından, tekrar edilen ve istenmeyen, sözle, vücut hareketleriyle veya jestlerle gerçekleştirilen her yaklaşım, cinsel bakımdan küçümseyici her beyan, cinsel ayrım güden her söz" (İşseveroğlu, 2001) olarak tanımladığı cinsel taciz(1) , tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de son derece yaygın ve ciddi bir sorundur ve mağdurları genellikle kadınlardır. Mağdurların psikolojik ve fiziksel sağlığı, toplumsal ve ekonomik yaşamı, işteki verimliliği, yükselmesi üzerinde son derece yıkıcı etkileri olan cinsel taciz, hukuksal olarak da mağdurların kişilik haklarının elverişli koşullarda / elverişli bir ortamda çalışma haklarının ihlalidir ve kadınlara yönelik olduğu zaman cinsiyete dayalı eşcinsellere yönelik olduğu zaman ise cinsel tercihe dayalı ayrımcılık oluşturur. Cinsel taciz, işveren veya amir konumundaki kişiler tarafından işlendiği takdirde ise yetkinin kötüye kullanılması ve güvenin ihlalidir. Endüstrileşmiş ülkelerdeki mevzuat, uluslararası ve bölgesel belgeler incelendiğinde, işyerinde cinsel tacizin, kültürel yaklaşımlara ve hukuksal geleneklere bağlı olarak farklı hukuksal temellere oturtulduğu görülür. Örneğin, ABD, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, Birleşik Krallık, İrlanda, İsviçre, BM, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Avrupa Birliği işyerinde cinsel tacizi "cinsiyet ayrımcılığı"(2) olarak, Almanya, İtalya, İspanya ve Avrupa Konseyi "kişilik haklarının ihlali" olarak, Fransa, "cinsel çıkar sağlamak amacıyla yetkinin (otoritenin) kötüye kullanılması" olarak kabul etmektedir. Hukuksal açıdan "işyerinde cinsel tacizi", hem kişilik haklarının ihlali hem de cinsiyet ayırımcılığı kuramına dayandırmak olanaklıdır. Ancak kıyaslandığında, cinsiyet ayrımcılığı kuramının kişilik hakları kuramı kadar geniş bir koruma sağlamadığı görülmektedir. Öte yandan kişilik hakları kuramı da tek başına yetersiz kaldığından Türk İş Hukuku açısından işyerinde cinsel tacizin, kişilik hakları, ahlak ve iyi niyet kurallarının ihlali olarak kabul edilmesi daha uygundur. Ancak hukuksal korumanın sağlanması açısından, bu kuramın yetersiz kaldığı hallerde (örneğin cinsel kayırmacılık olaylarında) cinsiyet ayrımcılığı kuramından ya da genel olarak eşit işlem ilkesinden yararlanılabilecektir (Bakırcı, 2000:2). İşseveroğlu (2001)'na göre cinsel tacizi tam olarak tanımlamak da zordur; cinsel taciz olarak kabul edilen davranışlar konusunda bütüncül bir tanım üzerine henüz bir anlaşma yoktur (Hattatoğlu, 1995). Bu tanımlama zorluğunun yanı sıra "cinsel tacizin kapsamı" (3)nın da sınırlarının çizilmesi aynı şekilde zor ve yoruma göre değişken gibi gözükmektedir. Şöyle ki Kuzey İrlanda Eşit Haklar Komisyonu'nca işyerinde asılı açık saçık fotoğrafların bile cinsel taciz olduğunu belirtilmektedir (fortunecity.com). Sokakta yapılan tacizi bir kenara bırakacak olursak, işyerinde cinsel tacizin belirli türleri (işveren veya amir konumundakilerin yönelttiği taciz), yetkinin kötüye kullanılması ve güvenin ihlalini oluşturduğundan, işyeri dışında gerçekleşen cinsel tacizle benzerlikler göstermekle beraber; işyerinde cinsel taciz, aynı zamanda bir çalışma koşulu haline gelerek, mağdurun çalışma hak ve özgürlüğünü ihlal ettiği ve dolayısıyla ekonomik özgürlüğünü ve özerkliğini tehdit ettiği için, işyeri dışında gerçekleşen cinsel tacizden ayrılmaktadır. Bu nedenle olsa gerek, işyerinde cinsel taciz bir yazar tarafından, "ekonomik tecavüz" olarak nitelendirilmiştir. İşyerinde cinsel tacizi, işyerinde gerçekleşen diğer taciz türlerinden (bir sendikaya üye olup olmama, engelli olma, AIDS'li olma vb.) ayıran husus ise, cinsel tacizin çoğunlukla kadınların kişilik haklarına, çalışma hak ve özgürlüğüne saldırı oluşturması ve dolayısıyla bir cinsiyet grubundakilerin diğerine kıyasla mağdur olmasına yol açarak, cinsiyet ayırımcılığına neden olmasıdır. Cinsel taciz olayları, farklı biçimler ve derecelerde gerçekleşebildiğinden, hem öğreti hem de hukuksal metinler tarafından genel kabul gören ortak bir tanımının yapılması güçtür. Nitekim öğretide cins