Dergiler / FLSF Felsefe ve Sosyal Bilimler Dergisi / 2018 / Cilt: 13 - Sayı: 26
KLASİK LİBERALİZM, YURTTAŞLIK VE ENGELLİ KADINLAR
- Sayfa
- 341–356
- DOI
- —
Özet
Bu çalışma, her ne kadar kapsayıcı bir söyleme sahip olsa da, klasik liberalizmin yurttaşlık söyleminin genel olarak engellileri daha özelde engelli kadınları nasıl dışladığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, çalışmada, klasik liberalizmin yurttaş anlayışı, engellilerin üretim süreçlerinden ve toplumsal hayattan dışlanmalarına yol açan kapitalist üretim sürecinin gelişimi ve ihtiyaçlarıyla da ilişkilendirilerek, liberalizmin birey/bireycilik anlayışına ve kamusal-özel alan ayrımına referansla ele alınmaktadır. Klasik liberalizmin soyut, nötr, bedeninden ve toplumsal bağlardan soyutlanmış, bağımsız ve özerk bir varlık olarak birey kavramsallaştırmasının ve bedensel/biyolojik olanı özel olarak nitelendirerek kamusallaşmasına/ siyasallaşmasına engel teşkil eden kamusal/özel alan ayrımının engelli kadınları dışlayıcı bir nitelik arz ettiği; bu dışlanmanın sağlam-bedenlilik perpektifinden tanımlanmış olan yurttaş hak ve yükümlülükleriyle daha da pekiştirildiği öne sürülmektedir.
Abstract
This study aims to explain how classical liberal discourse of citizenship, despite its inclusive character, excludes disabled people in general and disabled women in particular. To this end, the understanding of citizenship in classical liberalism is examined with reference to the liberal understanding of individual and individualism and the separation between public and private realms. It is argued that both the liberal conceptualization of individual as an abstract, neutral, stripped of her/his body and social connections, independent and autonomous being, and the public-private distinction which prevents the publicization and politicization of the biological body by rendering it private excludes disabled women; and that this exlusion of disabled women are reinforced by citizens' rights and responsibilities defined from the perspective of able-bodiedness.