Dergiler / Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2019 / Cilt: 21 - Sayı: 0
MASKE VE RUH'TA NASREDDİN HOCA VE YENİ DÜNYA DÜZENİ
- Sayfa
- 273–292
- DOI
- —
Özet
Nasreddin Hoca zekâsı ve bilgeliğiyle yüzyıllara direnmiş bir Türk filozofudur. Hoşgörü timsali olan Hoca, fıkralarında hayata her zaman olumlu tarafından bakmasını bilir. Halide Edib bu özellikleri sebebiyle Hoca’yı ‘fantezi piyes’i Maske ve Ruh’ta oyunun başkişisi olarak 21.yy. Akşehir’ine gönderir. Maddenin ruhtan daha çok önemsendiği bu çağda insanlar birbirlerine ‘birörnek’ maskeler kadar benzemektedirler. Halide Edib oluşturduğu bu sosyal manzarayla Maske ve Ruh’ta insanların giderek makineleştiği distopik bir dünya kurmuş olur. Kurduğu distopik manzaraya Nasreddin Hoca’yı yerleştiren yazar, onun fikirlerini bu yüzyılda gelişmiş düşünsel yönelimlerle kıyaslar ve onun aracılığıyla dünyayı hızla etkisi altına almaya başlayan ideolojik yönelimlerin eleştirisini yapar. Yazar, aynen Hoca gibi daha önce yaşamış başka isimleri de oyununa dâhil edip ‘ruhsuz’ bir topluma unuttuğu değerleri anımsatmaya çalışır. Bu incelemede öncelikle Maske ve Ruh’ta Nasreddin Hoca’nın bulunduğu yer konumlandırılmaya çalışılacaktır. Bu sayede kendi zamanından yüzyıllar sonrasında hayat bulan Hoca’nın 21.yy. şartlarında ele alınış biçimi yorumlanmış olacaktır. Sonrasında yazarın Maske ve Ruh ile vermek istediği mesaj üzerine odaklanılacak, oyun içinde materyalist dünya düzeni sebebiyle hayata bakışı değişmiş olan 21.yy. Türkiye’sinin bu yönleri eleştirel bir tutumla ele alınacaktır.
Abstract
Nasreddin Hodja is a Turkish philosopher who have resisted for centuries with his intelligence and wisdom. Hodja, who has been the symbol of tolerance, knows how to look at life from the positive side in his anecdotes. Because of his these characteristics, Halide Edib sent Hoca as the protagonist of Maske ve Ruh which is her fantasy play to the 21st century’s Aksehir. In this age when matter is more important than spirit, people are as similar to each other like the same masks. Halide Edib builded a dystopic world that she created with this social landscape in which people are increasingly mechanised in Maske ve Ruh. The author who placed Nasreddin Hodja in the dystopic landscape, compared his ideas with the advanced intellectual orientations in this century and critized the ideological orientations that have begun to quickly influence the world through him. The author tried to remind the values that they had forgotten to a soulless society also by adding the other names who lived before like Hodja on her play. In this study, firstly, the location of Nasreddin Hodja in Maske ve Ruh will tried to be located. In this way, the approachment style to Hodja who came to life hundreds of years after his own life will have been interpreted. Afterwards, it will be focused on to the message which the author wanted to give with Maske ve Ruh, and these aspects that 21st century's Turkey of whose view of life had been changed because of materialist world order will be discussed.