Dergiler / Turkish Online Journal of Design Art and Communication / 2019 / Cilt: 9 Sayı: 2
ORTADOĞU’DA DEMOKRASİYİ GELİŞTİRME HAREKETİ OLARAK ARAP BAHARI
- Sayfa
- 178–190
- DOI
- —
Özet
İslam toplumlarında tarihsel süreç içerisinde toplumsal alan ile siyaset kurumu arasında bazen uyumbazen de karşı çıkış ve muhalefet ortaya çıkmıştır. Bu karşı çıkış ve muhalefet geçmişten günümüzdeİslam toplumlarında çeşitli kırılmaları beraberinde getirmiştir. Yaşanan ilk kırılma, Batı karşısındayaşanan yenilgi ve bu yenilginin ortaya çıkardığı ve beslediği sorgulamalar sonucu beliren İslamcılıkakımıdır. İslamcılık emperyalizm, kolonyalizm gibi olguların sonuçlarına yönelik bir direnişi teşviketmekte ve değer üretimini geçmişten alan bir ideal toplum modeli kurmak istemektedir. İslamimuhalefetin ikinci kırılma noktasını 60’lar ve 70’lerde koloni olmaktan kurtulan rejimlerin modernistmüdahalelere yönelik direnişi oluşturmuştur. Hem kapitalist yapının aşırılıkları altında ezilen hem desosyalist dünyanın katı materyalizmi içinde kendine anlam kuramayanların tepkisi İslami yükselişibeslemiştir. Üçüncü kırılma noktası ise Arap Baharı olarak tanımlanabilir. Arap Baharı, birdenbiregerçekleşen bir tarihsel kırılma ya da Arap aydınlanması değildir. Çağdaş bir sosyal hareket biçimindeyeniden üretilen İslamcılığın geleneksel kodları ve tarihselliği ile uyumludur. Baharın yarattığı yeniatmosfer bölgedeki güç dengelerini değiştirmiş ve “İslamcıları iktidardan uzak tutma” hamlesi olarakdış müdahalelerin etkisiyle karşılaşmış, süreç tersine dönmüştür. Buna rağmen tüm iniş çıkışlarıylademokratikleşme yolculukları uzun soluklu süreçlerdir. Türkiye son dönemde iç politikasındagerçekleştirdiği demokratikleşme açılımlarına paralel olarak, Arap Baharı’nda da milletlerin iradesinidesteklemiş, dış politika yaklaşımını demokratikleşme, çoğulculuk ve insan hakları üzerinden yenidenkurmuştur.