Dergiler / Tasavvur / Tekirdağ İlahiyat Dergisi / 2019 / Cilt: 5 Sayı: 2
Hâricî ve İbâzî Tefsire Dair Bir Literatür Denemesi
- Sayfa
- 1299–1334
- DOI
- —
Özet
Mezhepler, İslam düşünce tarihinin -tenkid edilse dahi- bir parçasıdırlar. Bu oluşumların sâlikleri arasında onaylanması zor bazı olayların vuku bulduğu tarihi bir hakikattir. Bununla beraber mezkûr teşekküllerin İslam düşünce dünyasının oluşumuna büyük katkı sağladıkları da su götürmez bir gerçektir. Zira her farklılık beraberinde yeni tezleri doğurmuş ve her tez de peşinden anti-tezler geliştirmiştir. Fikri hareketlilikler de İslam düşüncesini başka bir medeniyete nasip olmayacak bir kültürel zenginlikle taçlandırmıştır. Bu meyanda Hâricîler, İslam düşünce tarihinin ilk ortaya çıkan oluşumudur. Hâricîler tarihi süreçte çeşitli etkenlerle önce kendi içinde gruplara ayrılmış ve daha sonra bu gruplardan sadece İbâzîler günümüze kadar varlıklarını devam ettirmişlerdir. Teşekkül dönemlerinden itibaren Hâricîler entelektüel bir birikimden daha çok kılıç-kalkanla meşhur olmuşlardır. Bu durum onların ilmî faaliyetlere yeterince zaman ayırmalarını da engellemiştir. Bu sebeple tarihi süreçte oluşmuş olan Hâricî literatür diğer teşekküllere göre son derece azdır. Ancak Hâricîlerle aralarında bazı fikri yakınlıklar bulunsa da bu mevzuda İbâzîleri ayrı değerlendirmek daha sağlıklı sonuçlar elde etmenin yolunu açacaktır. Zira kaynaklarda Hâricî kategorisinde zikredilen eserlerin neredeyse tamamı İbâzîlere aittir. Ayrıca İbâzîler çoğunlukla Hâricîlerle beraber ele alınıp bir ayırıma gitmeden değerlendirilerek ilmi literatürlerinin az olduğu ifade edilmektedir. Hâlbuki nüfuslarıyla kıyaslandığında ortaya koydukları eserlerin azımsanmayacak miktarlarda olduğunu ifade etmek mümkündür. Yapılan taramalarda -son zamanlarda sınırlı miktarda bazı araştırmalar yapılmış olsa da- İbâzîler hakkında yapılan çalışmaların ülkemizde yeterli miktarda olmadığı akademik camiada malum olan bir vakıadır. Binaenaleyh bu araştırma, gerek İbâzî tefsir alanında çalışmalar yapacak araştırmacılara bir katkı sağlamak gerekse İslam toplumunun bir parçası olan İbâzîlerle ilgili ülkemizde eksikliği hissedilen araştırmalara bir yenisini eklemek gayesiyle yapılmıştır. Dolayısıyla bu çalışmada Hâricî ve İbâzî grupların tarihi süreçte bugüne kadar oluşturdukları tefsir literatürlerinin ele alınıp tanıtılması hedeflenmiştir.
Abstract
Sects, even if criticised, are a part of the history of Islamic thought. It is a historical fact that some events that are difficult to confirm have occurred among the followers of these formations. However, it is also an undeniable fact that the aforementioned organizations contributed greatly to the formation of the Islamic thought. Because each difference has given rise to new theses and each thesis has caused the development of related anti-theses. This intellectual mobility has crowned Islamic thought with a cultural richness that has not been bestowed on any other civilization. Khâridjites are the first occurrence in the history of Islamic thought related to the subject matter. In the historical process, the Khâridjites were first divided into groups within themselves and only the Ibâdites of these groups have survived to the present day. From the very beginning of their formation period, Khâridjites have become more famous for sword-shield than being famous for an intellectual literature. This tendency also prevented them from devoting enough time to scientific activities. That’s why, the Khâridjite literature which has been formed in the historical process is extremely scarce compared to the other sects. However, this does not mean that there are none of their works. In this study, the exegetical literature of the Khâridjite/Ibâdite schools, from past till today, is examined.