Dergiler / Türk Psikiyatri Dergisi / 2003 / Cilt: 14 - Sayı: 3

Kırk altı yaşındaki bebek

Forty-six year old baby

Sayfa
233–238
DOI
—

Özet

Bu makalede kırk altı yaşında, erkek, evli, üç çocuk babası, seksen yaşındaki annesinin ölümüne kadar herhangi bir psikiyatrik yakınması olmamış ve bu nedenle bir psikiyatriste başvurmamış, fakat annesinin ölümüyle birlikte şiddetli depresif ve somatik belirtileri başlamış olan bir hasta aracılığıyla sıradışı bir anne-oğul ilişkisi tartışılmaktadır. Hasta gittiği merkezlerde uygulanan ayaktan sağaltımlara yanıt alamamıştır. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği'ne gerginlik, uykusuzluk, halsizlik, isteksizlik, hayattan zevk alamama, ümitsizlik ve tüm vücutta yaygın ağrı yakınmaları ile başvurmuştur. Öykü derinleştirildiğinde, çevresi tarafından sevilip sayılan bir kişi olan hastanın, her sabah ve her akşam annesinin memesini emmekte olduğu, bunun gizli bir şey olmadığı, diğer aile üyelerinin bunu bir başvuru nedeni, rahatsızlık belirtisi ya da sıkıntı kaynağı saymadıkları, ancak annesinin ölümüyle yakınmalarının ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Bu makalede hastanın psikiyatrik hastalık öyküsü ve gelişimsel öyküsü, doğrudan gözlem ve psikolojik testlerden elde edilen veriler ışığında yapılan dinamik formülasyon aracılığıyla, şimdiye kadar literatürde bildirilmemiş olan bu görüngü (fenomen) incelenmektedir.

Abstract

In this paper, an extraordinary mother-son relationship involving 46 year-old, married, male patient with three children is discussed. He had never had any psychiatric complaint until his mother's death. However, he developed severe depressive and somatic symptoms following his 80 year-old mother's death. He showed no significant improvement after previous outpatient treatments and was admitted to the Psychiatric Department of Ege University School of Medicine with complaints of tension, insomnia, fatigue, anhedonia, hopelessness and pain all over his body. It was discovered that this man, who was loved and respected by both his family and his peers, used to suck his mother's breast twice daily. This act was no secret and was not considered a reason for seeking psychiatric help, a symptom of a disorder, or a source of distress for the son, mother, or any other family member. A phenomenon like this has never been reported in the literature before. We discuss this phenomenon through the dynamic formulation of the case using data from his psychiatric and developmental history as well as direct observation and psychological tests.

Anahtar kelimeler: Orta Yaş,Anne sütüyle beslenme,Depresyon,Keder,Bireylik,Bireyleşme,Erkek