Dergiler / Türk Psikiyatri Dergisi / 2008 / Cilt: 19 - Sayı: 1

Yeni bir tanı kategorisi önerisi: Travma sonrası hayata küsme bozukluğu

Suggestion of a new diagnostic category: Posttraumatic embitterment disorder

Sayfa
94–100
DOI
—

Özet

Olumsuz yaşam deneyimlerine karşı gösterilen ruhsal tepkiler çok uzun süreden beri araştırmacıların en çok ilgilendiği konular arasındadır. Son yıllarda özellikle Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) bir çok çalışmaya konu olmuştur. Bu bozukluk, hemen herkes için travmatik kabul edilen bir yaşam deneyimine, alışılmışın dışında bir yaşamsal tehdide ya da felakete karşı gösterilen bir tepki olarak tanımlanmaktadır. Yaşamı doğrudan tehdit etmeyen olaylara karşı gösterilen ruhsal tepkiler ise uyum bozukluğu tanısı altında sınıflandırılmaktadır, ama günlük uygulamada yeteri kadar yer almadığı görülmektedir. Bu tür yaşamsal tehdit içermeyen olaylarla yüzleşme sonucunda uyum bozukluğunun yanı sıra, TSSB'nun da gelişebileceği söylenmektedir. Göçmenler sıklıkla, bedensel belirtilerin ön planda olduğu, sosyal geri çekilme ve enerji kaybının eşlik ettiği bir tablo gösterirler. Yaşamsal bir tehdit içermeyen ve hergün görülmeyen olumsuz yaşam deneyimleri bu tablonun ağırlaşmasına ve göçmenin işgücünün azalmasına neden olacak kadar ruh sağlığını bozabilir. Hayata küsme ve haksızlığa uğramış olma duygusu, yaşanmış olumsuz yaşam deneyiminin elde olmadan sık sık anımsanması (iş yerinde haksızlığa uğrama, işten çıkarılma, bir devlet dairesinde aşağılanma vs.), olay yerine gitmekten kaçınma gibi belirtilerle kendini gösteren bu tablo travma sonrası hayata küsme bozukluğu (HKB) olarak adlandırılabilir. İlk olarak Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra Doğu Almanya'dan gelen göçmenlerde tanımlanmış olan, uyum bozuklukları ve TSSB tanı ölçütleriyle tam olarak örtüşmeyen bu tablo bir olguda değerlendirilmiş ve ayırıcı tanısı tartışılmıştır. Hayata küsme? terimi Almanca Verbitterung ve onun İngilizce karşılığı olan embitterment sözcüklerinin yerine önerilmiştir.

Abstract

Psychological reactions to negative life events have been among the most interesting subjects to researchers for a long time. In recent years post traumatic stress disorder (PTSD), in particular, has been the focus of numerous studies. This disorder is defined as a reaction to an event that is accepted as traumatic by almost everyone, to an extraordinary life-threatening event, or to a disaster. Psychological reaction to events, which are not directly life threatening, is classified as adjustment disorder and is rarely diagnosed in clinical practice. As a result of experiencing such non-life threatening events, PTSD is claimed to be an adjustment disorder as well. Immigrants frequently report a depressive state in which physical symptoms are in the foreground accompanied by social withdrawal and diminished energy. Negative life events, which are not life threatening and are not experienced everyday, can impair mental health so that the above state may worsen and an immigrant may have a reduction in his performance at work. This state, which is accompanied by such symptoms as embitterment, feelings of injustice, repeated intrusive memories of critical events (injustice at work place, loss of a job, discrimination in a public office, etc.), phobic symptoms, and avoidance behavior towards the place or persons related to the event, might best be described by the term, posttraumatic embitterment disorder (PTED). This disorder, which was initially described in immigrants from East Germany following the fall of the Berlin Wall, and which does not exactly match the diagnostic criteria of adjustment disorder or PTSD, is presented in a case vignette and its differential diagnosis is discussed.

Anahtar kelimeler: Hayat değiştiren olaylar,Uyum bozuklukları,Stres bozuklukları, travma sonrası