Dergiler / Current Perspectives in Social Sciences / 2018 / Cilt: 22 Sayı: 2

Sağlık Sistemine Duyulan Güven: Türkiye'deki Kardiyoloji Hastaları Örneği

Trust in the Health System: The Case of Cardiology Patients in Turkey

Sayfa
961–976
DOI
—

Özet

Bu çalışma Mersin ilinde yer alan üç devlet hastanesinden hizmet alan 231 kardiyoloji hastasına uygulanan anket verisi üzerine kuruludur. Makale, çıkarım ve test için çeşitli istatistiksel yöntemleri kullanmaktadır. Bunlar faktör analizi, kümeleme teknikleri ve Markov geçiş olasılık matrislerini içerir. Makalenin dört ana sonucu şu şekildedir: İlk olarak, yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim ve ekonomik durum gibi demografik ve sosyo-ekonomik faktörler, sağlık sistemine duyulan güven ile ilişkili değildir. İkincisi, daha yüksek düzeyde genel kişilerarası güven ve sağlık hizmetlerinden daha yüksek düzeyde memnuniyet duyan hastalar, sağlık sistemine daha yüksek güven düzeylerine sahiptir. Üçüncüsü, hemşireler ve hekimlere duyulan kişilerarası güven, hastanelere ve Sağlık Bakanlığına duyulan kişisel olmayan güven ile güçlü ve pozitif bir ilişki içerisindedir. Son olarak, sağlık sistemine duyulan güven ve güvensizlik hem kişilerarası hem de kişisel olmayan bir şekilde geçmişten günümüze kayda değer bir süreklilik gösterir. Bu sonuçlar, geçtiğimiz on yılda sistemli bir dönüşüm yaşayan, gelişmekte olan bir ülke bağlamında sağlık sistemine güven oluşturma ve erozyon anlayışımıza katkıda bulunmaktadır.

Abstract

This paper studies trust in the health system via survey data collected for a sample of 231 cardiology patients residing in three public hospitals in the Mersin province, Turkey. The paper uses a diversity of statistical methods for inference and testing. These include factor analysis, clustering techniques, and Markov transition probability matrices. Four central results of the paper are the following: First, demographic and socioeconomic factors, i.e., age, sex, marital status, education, and economic status, are not related with trust in the health system. Second, patients exhibiting higher levels of general interpersonal trust and higher levels of satisfaction from healthcare services have higher levels of trust in the health system. Third, interpersonal trust in nurses and physicians is strongly and positively related with impersonal trust in hospitals and the Ministry of Health. Finally, trust and distrust in the health system exhibit remarkable persistence from past to present in both interpersonally and impersonally. These results contribute to our understanding of trust building and erosion in the health system in the context of a developing country that has experienced a systemic transformation in the recent decade.

Anahtar kelimeler: güven, sağlık, kardiyoloji hastaları, hasta-hekim güven ilişkisi, Mersin