Dergiler / İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi / 2022 / Cilt: 13 - Sayı: 2

JOHN LOCKE’UN SİYASET FELSEFESİ ANLAYIŞINDA DİRENME HAKKI

THE RIGHT TO RESIST IN JOHN LOCKE'S UNDERSTANDING OF POLITICAL PHILOSOPHY

Sayfa
549–562
DOI
—

Özet

Liberalizmin kurucularından biri olarak görülen John Locke, günümüz anayasal demokrasilerini anlamak açısından hala en önemli düşünürlerden biridir. Locke’un genel felsefesi, doğuştan ya da rasyonel bir a priori bilgiden ziyade deneyimlere ve insanın sonradan yaratmasına dayanmaktadır. Locke’a göre nasıl ki boş bir levha olarak dünyaya gelip daha sonra o levhayı dolduruyorsak siyaset felsefesi alanındaki kavramlar da bu şekilde görülmektedir. Orta Çağ sonrası sekülerizm düşüncesi altında, iktidara mutlak itaat fikrinin ortadan kalkması nedeniyle, Locke’un aydınlanmış insan aklına yönelik mantıklı açıklamalar getirmesi büyük önem taşımaktadır. Locke’a göre devlet doğal bir olgu değildir, devleti daha sonradan bireyler toplanıp kendi iradeleriyle bir toplum sözleşmesi yapmak suretiyle kurmuşlardır. Hatta Locke’un en ayırt edici ve önemli düşüncesi olan mülkiyet hakkı bile aslında insanların bir boş toprak parçasını emekle ihya etmesi sonucunda oluşmaktadır. Yani Locke, mülkiyet hakkının meşruiyet temelini bile a priori bir bilgiye ya da tanrısal herhangi bir kaynağa dayandırmak istememektedir. Aksine Locke, bunu emek-mülkiyet ilişkisi ile açıklamaktadır. Tüm siyaset felsefesinde bireyi merkeze alan Locke’a göre toplum sözleşmesiyle kurulan devletin temel amacı da bireylerin doğal haklarını korumaktan ibarettir. Bu felsefeden hareketle direnme hakkı, en temel ve doğal insan haklarından biridir. Her konuda, empirist mantıkla açıklamalar getiren Locke’un direnme hakkını, en temelde, insanın doğasından kaynaklanan haklarına dayandırması ve burada yer yer boşluklar bırakması ise önemli bir çelişki barındırmaktadır. Aslında kendisi de zengin bir burjuva aileden gelen Locke’un tüm felsefesi, en başta mülkiyet hakkı olmak üzere burjuvazinin tüm zenginliklerini korumak ve güvence altına almak için kurulduğunu iddia ettiği devletin bu amacından olası bir sapma yaşaması durumunda direnme hakkının kullanılması ile yeniden hizaya getirilmesi gerektiği fikrinden ibarettir.

Abstract

John Locke, one of the founders of liberalism, is among the most important thinkers in understanding today's constitutional democracies. Locke's general philosophy is based on experience and human creation, rather than innate or rational a priori knowledge. Locke thinks the concepts in the field of political philosophy are seen just in the way we are born as a blank paper and then we fill that paper. Under the post-medieval idea of secularism, logical explanations made by Locke for the enlightened human mind are important. Locke thinks the state is not a natural phenomenon. It was established later by individuals by gathering and making a social contract with their own will. Even the right to property, the most distinctive and important thought of Locke, is actually the result of people renovating an empty piece of land with their labor. That is, Locke does not want to base even the legitimacy basis of property right on a priori knowledge or any divine source. In contrast, Locke explains this with the labor-property relation. Locke, putting the individual in the center in all his political philosophy, believes the state aims to protect individuals’ natural rights. Based on this philosophy, the right to resist is one of the most fundamental and natural human rights. It is an important contradiction that Locke, making explanations with empiricist logic in every subject, bases the right to resist on the rights arising from the nature of human beings and sometimes leaves gaps. The whole philosophy of Locke, coming from a bourgeois family, includes the idea that the state, which he claims was established to protect and secure all the riches of the bourgeoisie, especially the right of property, should be realigned with the use of the right to resist in case of a possible deviation from this purpose.

Anahtar kelimeler: John Locke, Direnme Hakkı, Doğal Haklar, Mülkiyet Hakkı, Sivil İtaatsizlik