Dergiler / Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi / 2022 / Cilt: 71 - Sayı: 3

Kadının Beyanı Esastır İlkesi ve Bağlamsallık

Principle of Women’s Statement is Essential and the Contextuality

Sayfa
1279–1296
DOI
—

Özet

Kadının beyanı esastır ilkesi cinsel suçların soruşturulması ve kovuşturulması aşamalarından itibaren yargılama süreçlerinde kadınların söylediklerinin ciddiye alınıp onlara özen gösterilmesini şart koşmaktadır. Hatta kimi durumlarda bu ilkeden hareketle cinsel suçlarla ilgili hüküm verilirken kadının beyanının tek başına kanıt olarak kabul edilmesi de talep edilmektedir. Yargıtay da dâhil olmak üzere mahkemeler olayın bağlamına bakarak şüpheden sanık yararlanır ilkesine rağmen bazı ölçütlerden hareketle kadının beyanının tek başına kanıt olarak kabul edebilmektedir. Ancak Yargıtay tarafından getirilen bu ölçütler toplumca makbul kabul edilen kadınların beyanlarının ciddiye alınmasına dayalı olduğu için cinsel suçlar bakından kadınlar arasında iffetli iffetsiz ayrımı başta olmak üzere bazı ayrımların yapılmasına zemin hazırlamaktadır. Oysa hukuki akıl yürütmede bağlama duyarlı yaklaşım ister toplumca makbul kabul edilen ister edilmeyen kadınlarla ilgili olsun, her tek durumun cinsiyetçi önyargıların ve kişisel tutumları bir yana bırakmayı gerektirdiği kadar her tek durumun kadının beyanı esastır, şüpheden sanık yararlanır gibi ilkeleri de gözeterek değerlendirmeyi gerektirir. Zaten ilkeler değerlendirme yaparken bağlamın dikkate almasının engellenmesi için oluşturulmuş değildir. Aksine İlkeler ilgilenilen durumun özellikleri değerlendirirken nelerin dikkate değer kabul edileceği, nelere odaklanılacağı hususunda yol göstermektedirler. Dolayısıyla cinsel suçlar bakımından kadının beyanı esastır ilkesi bağlamın değerlendirilmesinde kadınlara yargılama süreçleri boyunca özen gösterilmesini gerektirse de kadının beyanının tek başına kanıt olarak kabul edilip faile ceza verilmesini zorunlu kılmamaktadır.

Abstract

With the principle that woman’s statement is essential, it is requestedthat what women say should be taken seriously and cared during the judicial processes, starting from the stages of investigation and prosecution of sexualcrimes. Even in some cases, based on this principle, it is sometimesrequested that the woman's statement be accepted as evidence alone, whilemaking judgments about sexual crimes. Courts, including the Court ofCassation, consider woman's statement as a stand-alone evidence, based onsome criteria, despite the principle that the accused benefits from doubtbased on the context of the event. However, these criteria brought by theCourt of Cassation are based on taking the statements of women who areaccepted socially. For this reason, it paves the way for some distinctions tobe made, especially the honourable-dishonourable distinction among womenin terms of sexual crimes. However, the context-sensitive approach alsorequires consideration of other principles. In this study, although theprinciple that the woman's statement is essential in terms of sexual crimesrequires attention to women and the context, it is discussed whether woman'sstatement can be considered as evidence alone to punish the perpetrator.

Anahtar kelimeler: kadının beyanı esastır, bağlam, ilke, cinsel suçlar