Dergiler / Turkish Studies (Elektronik) / 2018 / Cilt: 13 - Sayı: 20
TARİHİ FELAKETTEN İNSAN VAROLUŞUNA BAKIŞ: POMPEİ’NİN SON GÜNÜ, K.BRYULLOV VE A.PUŞKİN
- Sayfa
- 807–826
- DOI
- —
Özet
M.S.79 yılında Vezüv yanardağının lavları altında kalarak yok olan Pompei kenti, Antik tarihin başlıca olaylarından biridir. Binlerce insanın lavlar altında kalarak yaşamını yitirmesine sahne olan bu kent, 18.yüzyılda yapılan kazı çalışmalarıyla birlikte yeniden gündeme gelir. Pompei kenti tarihi bir olay olmanın ötesinde Antik tarihe yönelik sanat eserlerinin de konularından biri olur. 19.yüzyılın önde gelen Rus ressamlarından Karl Bryullov’un 1830-1833 yılları arasında resmettiği Pompei’nin Son Günü adlı tablosu, hem Batı, hem de Rus sanatında büyük bir ilgi uyandırır. Bryullov söz konusu çalışmasını resmederken kazı çalışmalarından elde edilen verilerin yanı sıra tarihi belgeler üzerinde de çalışarak kentin yıkılışına dair bilgiler edinir. Rus resim sanatının edebiyat alanında etkili olduğu bilinmektedir. Nitekim çalışmamızda ele alacağımız üzere dönemin ünlü yazarlarından A. Puşkin’in yaratıcılığında resim sanatı önemli bir yer tutar. Puşkin, Bryullov sanatı ile ilk olarak ressamın İtalya Sabahı adlı çalışması ile tanışır. Ancak Pompei’nin Son Günü adlı çalışma ile birlikte ikili arasında güçlü bir bağ kurulur. Bu çalışma Puşkin’in yaratıcılığında pek çok kez karşımıza çıkar. Bu doğrultuda makalemizin konusunu öncelikle tarihi bir felaket olan Pompei kentinin yıkılışını konu edinen Bryullov’un tablosunda insan varoluşunun temel özelliklerinden biri olan ölüm olgusunu incelemek oluşturmaktadır. Bryullov’un tablosunun incelenmesinden sonra ressam ile çağdaşı olan ünlü şair Aleksandr Puşkin’in yaratıcılığında bu tablonun yarattığı etki incelenecek, ressam ve şairin Vezüv yanardağı ile sembolleşen ölüm olgusuna olan yaklaşımı açıklanacaktır.
Abstract
Pompeii city, which was destroyed by the lava of Vesuvius volcano in M.S.79, is one of the main events of ancient history. This city, where thousands of people lose their lives by staying under the lava, comes back together with the excavation works done in the 18th century. Pompei city, beyond being a historical event becomes one of the topics of antique art works. The last day of Pompeii, painting by one of the leading Russian painters of the 19th century Karl Briullov, between 1830 and 1833, attracted great interest both in western and Russian art. The excavations of the city of Pompeii are very effective in the formation of the artist's work. In addition to personally visiting the excavations the painter gets information from his brother participated to the excavations directly. Further he also makes examinations on the historical documents. Russian painting is known being effective in the field of literature. As a matter of fact, the art of painting occupies an important place in the creativity of A. Pushkin, who is one of the famous writers of the period. Pushkin meets Briullov's art with his work İtalian Mornings. Although this acquaintance influences Pushkin the main interaction will be reflected on the poet's creativity becomes with Briullov's The Last Day of Pompeii. this work is often seen in Pushkin's creativity. In this direction the purpose of our work primarily is to examine the phenomenon of death, one of the main features of human existence, in Briullov 's tablature, which deals with the collapse of the city of Pompeii, After examining Briullov's paintings, the influence of this painting on the creativity of the famous poet Aleksandr Pushkin, who is contemporary with the painter, will be examined.