Dergiler / PHILIA / 2018 / Cilt: 4
Teos’un Hellenistik Surlarına İlişkin Yeni Araştırmalar, Buluntular ve Bulgular
- Dergi
- PHILIA
- Sayı
- 2018 · Cilt: 4
- Sayfa
- 173–199
- DOI
- —
Özet
Makalede, 2010 yılında Musa Kadıoğlu (Ankara Üniversitesi) başkanlığında Teos’ta başlatılan kazı çalışmaları kapsamında kent surları üzerinde yapılan çalışmalardan elde edilen yeni arkeolojik ve epigrafik veriler tanıtılmakta ve bu veriler ışığında söz konusu surlar etraflıca değerlendirilmektedir. 65 hektarlık bir alanı yaklaşık 4 km kadar devam ederek çevreleyen Hellenistik dönem surlarının doğu sur duvarları yaklaşık 800 m uzunlundadır ve deniz boyunca devam etmektedir. Güney sur duvarları ise yak. 230 m uzunluğundadır ve 185 m’si takip edilebilmektedir. Bu kısım söz konusu surların en dar bölümünü oluşturmaktadır. 1100 m uzunluğa sahip batı sur duvarlarında yapılan kazı çalışmalarında kentin en sağlam durumdaki (Dionysos Tapınağı’nın batısı; res. 10) sur bedeni bulunurken, günümüzde eski Sığacık Yolu’nun üzerinden geçtiği kuzey sur duvarları ise Hellenistik dönem surlarının çok azının takip edilebildiği bölümünü oluşturmaktadır (bkz. Harita 1). Kente girişi ve çıkışı sağlayan kapıların tespitine yönelik gerçekleştirilen sondaj çalışmaları sonucunda ikisi batı, bir diğeri güney sur duvarlarında olmak üzere kentte şimdilik üç adet kapı saptanmıştır. Adlandırmaları yer aldıkları arkeolojik alana ve etraftaki buluntulara göre yapılan bu kapılardan batı sur duvarları üzerinde tespit edilen «Dionysos Kapısı» (res. 11) ve «Herodotos Kapısı» (res. 13) antik kentin kırsala açılan ara kapıları olup, Dionysos Kapısı’nın Dionysos tapınağıyla, Herodotos Kapısı’nın ise Gerrhaiidai limanıyla bir bağlantısı olmalıdır. Güney sur duvarlarında tespit edilen, iki kule ile desteklenmiş «Nekropolis Kapısı» ise Hellenistik Dönem’de birçok kentte benzerlerine rastladığımız, kentin ana kapılarından biridir. Bu alanda yapılan kazı çalışmaları neticesinde ortaya çıkan bu yapı kompleksiyle, kentten daha önceden ele geçen bir sur inşa yazıtında (no. 4) verilen bilgilerin örtüştüğü tespit edilmiş ve buna göre söz konusu yazıtın kapının hemen doğusundaki Kule 1’de durması gerektiği anlaşılmıştır (res. 7–9). Yine güney surlarında yapılan kazı çalışmalarında savunma hattını daha da güçlü kılmak için yapılmış, birbirinden 130 m uzaklıkta yer alan ve kareye yakın bir plana sahip iki kule, Güney Sur Kule 1 ve 2 (res. 4–6) tespit edilirken, batı surlarında arazinin jeofizik taramalarına imkân sağlayan bölümünde yürütülen çalışmalarda ise birbirlerine 35 m uzaklıkta beş adet kule tespit edilmiş ve bu kulelerden birinin duvar hattı yapılan sondaj kazısı sonucunda ortaya çıkarılmıştır (res. 12). Kentin sur duvarları genel olarak isodomik teknikte, atkılı örgü duvar sistemi ile inşa edilmiş olup, iki duvar arası farklı boyutlarda moloz taş ve toprak ile sağlamlaştırılmış ve kent savunmasını güçlendirmek için, sur duvarları birbirini dik kesen dirsekler yaparak kuleler ile desteklenmiştir. Hellenistik dönem içerisinde kent surları üzerinde yapılan onarım ve yenileme çalışmalarını aktaran, üçü yeni (nos. 1–3), altısı daha önceden yayımlanmış (nos. 4–9) dokuz adet yazıt mevcuttur. Bizzat inşa faaliyetinin yürütüldüğü alanlarda teşhir edildiği anlaşılan bu yazıtlar, üç bölümden oluşan bir şablon çerçevesinde kaydedilmiştir (bkz. Tablo 1). Yazıtların giriş kısmında, yapılan inşa faaliyetinin denetiminden sorumlu ve tam adı, olasılıkla, ἐπιστατοῦντες τοῦ τείχους olan ve çoğunlukla üç kişilik bir gruptan oluşan (sadece no. 5’te 2 kişi), bir sur inşa komisyonu yer almaktadır. Söz konusu bu komisyon büyük bir ihtimalle, ihtiyaç olduğu zamanlarda inşa faaliyetinin gerçekleştiği alana ve yapılan işe göre, vatandaşlar arasından atanarak oluşturulan küçük ve basit bir komisyondur. Yazıtların ikinci kısımlarında ise κατασκευή, οἰκοδομή ve ἐποικοδομή kapsamında gerçekleştirilen inşa faaliyetlerine yer verilmiştir. Bu terimlerden ἐποικοδομή açık bir biçimde surlar üzerindeki tamirat ve yeniden inşa çalışmasına işaret ederken, κατασκευή ve οἰκοδομή ifadelerinin yeni bir inşayı mı yoksa tamiratı mı gösterdiği net değildir. Bu bölümdeki bilgilere göre Hellenistik dönemde surlar üzerinde gerçekleştirilen inşa faaliyetleri şunlardır: κατασκευή kapsamında (no. 5) bir kemer (ψαλίς); (no. 8) bir pylon, bir pyle, …ereion – olasılıkla bir askeri tesis – ve 160 dirsek (yak. 75 m) uzunluğunda surun taş blokları (λίθινον τεῖχος); οἰκοδομὴ kapsamında (nos. 5–7) toplam 130 dirsek (sırayla 40+50+40) (yak. 65 m) uzunluğunda surun taş blokları (λίθινον τεῖχος); ἐποικοδομή kapsamında (no. 1) surun eksik olan taş blokları (τὸ τεῖχος τῶν ὑπολιπὼν λιθίνων) ve kerpiç kısmı (πλίνθος); (no. 4) iki kule ve bunların bitişiğindeki sur duvarlarına ait 16 blok taş sırası (δόμοι) ve 4 savunma tesisi (προμαχῶνες); (no. 9) 11 [blok taş sırası] [δόμοι].Yazıtların son bölümlerini ise gerçekleştirilen inşa faaliyetleri için yapılan masraflar oluşturmaktadır. No. 1 ve 4’de ödeme İskender drahmisi ve epikhorion olmak üzere iki farklı para birimiyle yapılmışken, nos. 5–7’de ödeme yalnızca epikhorion ile yapılmıştır. Söz konusu bu inşa faaliyetleri için kent tarafından toplam 17.169 drahmi 1,5 obol ve 358 İskender drahmisi 3 obol masraf yapılmıştır.Kentteki söz konusu bu sur inşa çalışmalarının ne zaman gerçekleştirildiği ne yazık ki yazıtlardan tam olarak açığa çıkmamaktadır. İçerik açısından bakıldığında nos. 1 ve 4’de verilen İskender drahmisi’nden İ.Ö. 323–297/96 ve İ.Ö. 204–190 tarihlerine ulaşılsa da, yazıtlarda kullanılan harf karakterleri İ.Ö. 3. Yy’in sonu – İ.Ö. 2. Yy’i işaret ediyor. Dolayısıyla, İskender drahmisi’nin erken serisi tarihlendirme açısından saf dışı bırakılmaktadır. Dolaylı da olsalar, sur inşa çalışmalarıyla ilişkilendirilebilecek başka veriler de mevcuttur. Bunlardan ilki kentin maruz kaldığı sözüm ona korsan baskınını konu edinen yazıt olup, sur çalışmalarının başlangıcı (terminus post quem) için en ideal zaman olarak düşünülebilecekken, yakın zamanda yazıtta yapılan yeni okumalar sonucu, yazıtın İ.Ö 287–283 tarihlendirilmesiyle bu olasılık ortadan kalkmaktadır. İ.Ö. 3. Yy’in son çeyreğine tarihlendirilen Ktematonia kararnamesinden kentte bir savunma
Abstract
In this contribution, on the basis of new archeological and epigraphic discoveries obtained as a result of various survey works, geophysical investigations, exploratory works and excavations conducted between the years 2010 and 2015, the Hellenistic city walls of Teos are examined in detail. In the first part the newly discovered buildings are presented, i.e. two towers (Southern Wall Tower 1–2) and a gate with two towers (Necropolis Gate) that, due to its dimensions, is thought to have been one of the main entrances of the city, these being unearthed through the excavations conducted on the Southern city wall. In the Western city wall two gates (Dionysus Gate and Herodotus Gate) were found in the course of excavations, while five towers constructed 35 m apart were discovered through geophysical research and one of these five towers was verified through an exploratory excavation.