Dergiler / Littera Turca Journal of Turkish Language and Literature / 2021 / Cilt: 7 - Sayı: 1

PSİKOSOYBİLİM BAĞLAMINDA “KIRMIZI SAÇLI KADIN” ROMANI

Sayfa
82–93
DOI
—

Özet

Psikosoybilim, insan psikolojisinin soy bağlarıyla olan ilişkisini inceleyen bir bilim ve tekniktir. Anne Ancelin Schützenberger’in “Psikosoybilim” adındaki kitabında, bu bilimin araştırma ve kavram alanları belirlenmiştir. Özellikle 1980’li yıllardan itibaren tanınmaya başlayan Psikosoybilim, genel itibarıyla kuşaklararası tekrar eden olguları, dile gelmemiş “aile sırları”nın gelecek kuşakta ortaya çıkardığı semptomları, ebeveynin tamamlanmamış eylem ya da durumlarının çocuğun yaşantısında oluşturduğu “zeigarnik etkisi”ni ve yine ebeveynin yaşantısında belli bir dönemde görülen karakter özelliğinin ya da olayın, çocuğun yine aynı yaş dönemine denk gelecek biçimde, yaşantısında “yıldönümü sendromu” olarak ortaya çıkışını ve bu kavramlarla tanımlanan meselelerin problem yaratacak tarafını çözmek için genososyogram, sosyal atom ve psikodrama gibi yöntemlerin pratiklerini irdeler. Edebiyat incelemelerine farklı bir bakış açısı kazandıracak kapsama sahip olan bu araştırma alanı, hikâye yahut roman çözümlemelerine yardımcı olabilecek bir nitelik arz eder. Bu çalışmanın amacı, Orhan Pamuk’un “Kırmızı Saçlı Kadın” (2016) adlı romanında görülen psikosoybilimsel unsurların tahlil ve değerlendirmesinin yapılmasıdır. Bu bağlamda “Kırmızı Saçlı Kadın”ın konusunu belirleyen baba-oğul ilişkileri, Akın-Cem-Enver üçgeninde yansıtılan kalıtımsal özelliklerin romanın olay örgüsünün gidişhatına nasıl tesir ettiği, Akın (Baba) – Cem (Oğul) ve Cem (Baba) – Enver (Oğul) bağlarıyla ele alınmıştır.

Anahtar kelimeler: Psikosoybilim, Anne Ancelin Schützenberger, baba, oğul, Kırmızı Saçlı Kadın