Dergiler / Klinik Tıp Aile Hekimliği / 2018 / Cilt: 10 - Sayı: 2

Homosistein Düzeyinin Bası Yarası, Ateroskleroz ve Diabetes Mellitus İle İlişkisinin Değerlendirilmesi

Evaluatıon Of The Homocysteıne Level Wıth The Relatıonshıp Between The Decubıtıs Ulcers, Aterosclerosis And Dıabetes Mellıtus

Sayfa
5–10
DOI
—

Özet

ÖzGiriş: Homosistein; diyetle alınamayan, esansiyel olan metiyonin metabolitidir. Orta düzeyde hiperhomosisteinemi; koroner arter hastalığı, inme, alzheimer, şizofreni ve spina bifidayı içeren ciddi hastalıklarla ilişkilidir. Bası ülserleri; morbidite ve mortaliteyiartıran, hastanede yatış süresini uzatan ve tedavi maliyetini artıran bir sağlık problemidir. Bası yarası; fazla miktar ve sürede basınca maruz kalan vücut bölgesinde, doku perfüzyonunun azalmasından doku ölümüne kadar gidebilen bir süreçte oluşur. Bu çalışmada homosistein ile yara evresi, ateroskleroz ve diyabet arasındaki ilişki ve yatağa bağımlı kalınan süre ile ateroskleroz, diyabet, yara evresi arasındaki ilişki incelendi.Materyal ve Metod: Sağlık Bakanlığı Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Has-tanesi palyatif bakım merkezinde tedavi görmekte olan 34 bası ülserli hasta çalışmayadahil edilmiştir. Hastalar; yatağa bağımlılık süresi, yara evresi, homosistein düzeyi, ateroskleroz varlığı ve diabetes mellitus varlığına göre sınıflandırılmıştır. Yara evresine göre yatağa bağımlılık süreleri ve homosistein düzeyleri açısından fark olup olmadığı ise tek yönlü varyans analizi ile belirlendi. Ateroskleroz ve diyabetes mellitus görülmesi durumuna göre yatağa bağımlılık süreleri ve homosistein düzeyleri açısından fark olup olmadığı ise Student t-test ile belirlendi. Ateroskleroz ve diyabetes mellitus görülmesi durumu ile yara evresine göre farklılık göstermesi ise kikare analizi ile belirlendi. Yatağa bağımlılık süreleri ve homosistein düzeyleri, hastanın yaşı ile homosistein düzeyleri arası ilişkiler ise Pearson korelasyon katsayısı ile tahmin edildi.Bulgular: Yara evresi açısından hastaların yatağa bağımlı kalma süresi ve homosistein düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilemedi. Ancak, klinik olarak 3. ve 4. yara evresine sahip hastaların homosistein düzeyleri yara evresi 2 olan hastalara göredaha yüksek olduğu gözlemlendi. Bu evrelerdeki (3. ve 4.) hastalarda hafif homosiste-in yüksekliği görülmektedir (15-30 Mmol/L çıkan değerler). Atereskleroz görülmesine göre hastaların yatağa bağımlı kalma süresi ve homosistein düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilemedi. Diyabet görülmesine göre hastaların yatağa bağımlı kalma süresi ve homosistein düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilemedi (P>0,05).Ayrıca, hastaların yara evresi ile atereskleroz ve diyabet görülmesi durumu arasında herhangi bir ilişki belirlenemedi. Buna ilaveten, hastaların yatağa bağımlılık süreleri ve homosistein düzeyleri arasında pozitif anlamlı bir ilişki belirlenirken, hastanın yaşı ile homosistein düzeyleri arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki tespit edilemedi. Dolayısı ile hastaların yatağa bağımlılık süreleri arttıkça homosistein değerlerinde de bir ar-tış olduğu gözlemlendi.Sonuç:Homosistein ile bası ülseri arasındaki ilişkinin ve bası ülseri ile ilgili yara evresi, yatağa bağımlı kalma süresi gibi alt başlıklarla ilgili daha çok hastayı içeren çalışma lara ihtiyaç vardır. Bu çalışmalardan çıkan sonuçların morbidite ve mortalitesi yüksek olan bası ülserleri için yeni tedaviyaklaşımları oluşmasına sebep olabileceği düşünülmektedir.

Abstract

AbstractIntroduction: Homocysteine is an essential metabolite ofmethionine that can not be taken with the diet. It is associated with serious diseases including moderate hyperhomocy steinemia, coronary artery disease, stroke, alzheimer, schizophrenia and spina bifida. Decubitis ulcers are a health problemthat increases morbidity and mortality, cause to stay at the hos-pital for a long time and increases the cost of treatment. Itis a process that begins with a decrease in tissue perfusion inthe body area where exposed to prolonged pressure, and cango on until tissue death.In this study, the relationship between homocysteine and phase of wound, atherosclerosis and diabetes also the relationship between beddependent durationand atherosclerosis and diabetes were examined.Materials and Methods: 34 patients with decubitis ulcers who being treated at the palliative care center at TheMinistry of Health Ordu University Education and ResearchHospital were included in the study. Patients were classified according to bed dependency period, phase of decubitisulcer, homocysteine level, presence of atherosclerosis andpresence of diabetes mellitus. One way variance analysis wasused to determine whether or not there was a difference inbed dependency times and homocysteine levels accordingto the phase of decubitis ulcer. Student t-test was used to determine whether there was a difference in bed dependencytimes and homocysteine levels according to the presence ofatherosclerosis and diabetes mellitus. Whether or not there was a relationship between the appearance of atherosclerosis and diabetes mellitus and the decubitis ulcer phasewas determined by chi-square analysis. Bedside dependencytimes and homocysteine levels were correlated with age andhomocysteine levels were estimated by Pearson correlation coefficient.Findings:There was no significant difference in the du-ration of bed dependence and homocysteine levels of the pa-tients in terms of decubitis ulcer phase. However, it was observed that homocysteine levels of patients with clinically3rd and 4th wound stage were higher than patients with wound stage 2. In patients in stages 3rd and 4th, mild homocysteine is elevated (values of 15-30 Mmol / L). According tothe presence of atherosclerosis, there was no significant difference between bed-residence time and homocysteine levelsof the patients. According to diabetes, there was no significant difference between bedresidence time and homocysteine levels of the patients (P> 0,05). Furthermore, no relationship was found between the decubitis ulcer progressionof patients and atherosclerosis and diabetes mellitus. In addition, a statistically significant relationship was not found between the age of the patient and homocysteine levels, while a positive relationship was found between bed-dependencytimes and homocysteine levels of the patients. Therefore, itwas observed that the homocysteine levels increased as thebed dependency times of the patients increased.Conclusion: There is a need for studies involvingmore patients with subtopics such as the relationship between homocysteine anddecubitis ulcers, and wound phaseassociated with decubitis ulcer and the length of bed-dependency. It is thought that the results of these studies may leadto new treatment approaches for decubitis ulcer with highmorbidity and mortality.

Anahtar kelimeler: bası yarası, Homosistein, ateroskleroz, diabetes mellitus