Dergiler / İktisat ve Sosyal Bilimlerde Güncel Araştırmalar / 2018 / Cilt: 2 - Sayı: 2

Almanya ve Türkiye’de Devlet ve Ulus İnşası Süreçlerinin Kıyaslanması

Comparison of the State and Nation-Building Processes in Germany and Turkey

Sayfa
237–253
DOI
—

Özet

Almanya ve Türkiye/Osmanlı İmparatorluğu’ndaki devlet gelişim sürecindeki benzerlikler hayret uyandıracak kadar farklılıklardan fazladır. İkisi de geç imparatorluklardı. Merkezi bir siyasi otorite ve homojenleşmiş bir ulus her ikisinde de diğer Batı Avrupa devletlerine kıyasla çok geç gelişti. 17. Yüzyıldan sonra Batı Avrupa devletlerinde merkezi siyasi güç gittikçe kuvvetlenirken iki imparatorlukta da merkezlerin güç kaybetmesi ve dağılması yönünde, yani tam ters yönde bir gelişme ortaya çıktı: her iki imparatorluğu 18. Yüzyıldan itibaren sınırlarda toprak kayıpları ve ufalanmalar karakterize eder. Türkiye ve Almanya’da egemen bir ulusal devletin kurulması ancak orduların liderliğinde ve savaştaki başarılarıyla mümkün oldu çünkü her iki ülkede de burjuvanın liderliği üstlenebilmesi için çok güçsüzdü. Dolayısıyla bütün anahtar mevkiler toplumda ve siyasette hakimiyetini arttıran ordu tarafından tutuldu. Türkiye ve Almanya arasındaki en büyük fark ise demokratikleşme süreçlerindedir: Almanya 1950’lerde oluşmakta olan Avrupa Ortak Pazarı’na entegre edilirken, bilindiği gibi Türkiye Avrupa Birliği üyeliğine halen kabul edilmemiştir.

Abstract

The similarities between Germany and Turkey/Ottoman Empire in the state development are astonishingly more than the differences: Both are late empires. While the centralization of political power progressed continuously in the West European states after the 17th Century, an opposite development took place in both empires; in the direction of weakening and disintegration of the centers. Territorial losses and disintegration on the peripheries characterize the both empires. The unification and the creation of a sovereign, national state could be accomplished under the leadership of the armies and by their military success both in Germany and in Turkey. The bourgeoisie of both countries were too weak to play a leading role. Therefore, in both empires all key positions were occupied by the military, which increased its domination and influence in the society and politics. One of the main differences between Turkey and Germany lies in their democratization processes.

Anahtar kelimeler: merkezileşme, ulus devlet, askeriye/ordu, otokrasi, siyasi güç