Dergiler / Türkoloji Dergisi / 2011 / Cilt: 18 - Sayı: 1

Diliçi çeviri ve Gençliğe Hitabe

INTRALINGUISTIC TRANSLATION AND THE ADDRESS TO TURKISH YOUTH

Sayfa
125–134
DOI
—

Özet

Yüz yıldan fazladır, Türk toplumu, geçirmekte olduğu büyük sosyo-kültürel değişim içinde, her şeyden daha önemli olan, doğal süreci aşan bir dil devrimi yaşamaktadır. İmparatorluk dili bırakılmış, yeni bir ulusal dil oluşturulması yoluna girilmiş, bunda da başarılı olunmuştur. Ancak, eski metinlerin, özellikle de edebiyat eserlerinin okunmasını engelleyen bır durum ortaya çıkmış;ve, bu durumu telafi etmek için diliçi çeviri bir çıkar yol olarak kaçınılmaz olmuştur. Bu yazıda, Türkçe’de bu yeni hareketin en tipik örneğini oluşturan, Halid Ziya Uşaklıgil'in kendi eseri Mai ve Siyah'ı, yazılışından elli yıl sonra sadeleştirmesinden başlayarak; bu kere, ikinci şahısların şiir alanında, Tevfik Fikret'in Rübab-ı Şikeste sadeleştirmeleri ele alınmış; son olarak da, Mustafa Kemal'in Nutuk'unun sonuna yine kendisinin eklediği Gençliğe Hitabe diye bilinen metin üzerinde durulmuştur. Uygulanan yöntemin esasını, Ferdinand de Saussure'ün "dil göstergesinin nedensizliği”ne karşı, Emile Benveniste'in "dil göstergesi nedensiz değildir" karşıtlığı oluşturmuştur. Buradan hareketle, yine Saussure'ün, "gösteren değişirse, gösterilen de değişir" ilkesi uyarınca, bu üç tip sadeleştirmenin de başarılı olamayacağı sonucuna varılmıştır

Abstract

The linguistic revolution has been the most striking and atypical aspect of the very significant socio-cultural transformation that the Turkish society has been undergoing for more than a century. The language of the Empire was abandoned and the successful endeavour of constructing a new national language was undertaken. However, intralinguistic translation became a must in order to make up for the impossibility of reading old, especially literary texts. First the article looks into Halid Ziya Uşaklıgil’s simplification of his own novel Mai ve Siyah (Blue and Black) after 50 years of its publication as the most typical example of this attitude, which also demonstrates that the effort is inevitable. Secondly, it examines various efforts to purify Tevfik Fikret’s Rübab-ı Şikeste (The Broken Lute). The article finally deals with the text known as The Address to Turkish Youth annexed by Mustafa Kemal to Nutuk . The method employed in the article rests on the contrast between Ferdinand de Saussure’s idea of the ‘‘arbitrariness of linguistic signifier’’ and Emile Benveniste’s idea that ‘‘linguistic signifier is not arbitrary’’. Taking Saussure’s principle according to which ‘‘the signified changes if the signifier is changed’’, the article concludes that the three abovementioned simplifications cannot be successful.

Anahtar kelimeler: Diliçi çeviri, Dil göstergesinin nedensizliği, Türk Dil Devrimi, Sadeleştirme, Ferdinand de Saussure, Emile Benveniste.