Dergiler / Milli Folklor Dergisi / 2013 / Cilt: 13 - Sayı: 99
Türk folklor tarihinde gizli kalmış bir manifestocu: Abdülaziz bey ve kültür koruma yaklaşımı
- Sayfa
- 77–90
- DOI
- —
Özet
im, dönüşüm ve kültürel çözülmeleri beraberinde getirmiştir. Eritme potasındaki değişimi fark eden aydınların bu konudaki ortak refleksi, milliyetçilik inşa temelli olup kültürel kodun taşıyıcısı ola- rak gördükleri folklor ürünlerine sarılmak ve onları korumak amacıyla bir an evvel tespit ve derleme çabası içine girmek olmuştur. Türkiye’de folklor çalışmalarının yaklaşık iki yüz yıllık geçmişi düşü- nüldüğünde, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e kadar geçen sürede “folklor” a dair ilk yazıları kaleme alan Ziya Paşa, IgnacsKunoş, Ziya Gökalp, Fuat Köprülü, Rıza Tevfik Bölükbaşı gibi düşünce adamlarının eserlerinde, “kültürü koruma” meselesine bu refleksle yaklaştığı, “tespit ve derleme” odaklı eylemde bulundukları görülecektir. Çalışmada ilk dönem düşünürlerin çağdaşı olan; fakat Türk halk bilim ta- rihinde ismi hemen hemen hiç zikredilmeyen Abdülaziz Bey (1850-1918) ve onun 20.yy ilk çeyreğinde tamamladığı “Âdât ve Merasim-i Kadime, Tabirât ve Muamelât-ı Kavmiye-i Osmaniye” adlı eserinden hareketle “kültür koruma” kavramına nasıl yaklaştığı, onu ereksel açıdan dönemindekilere ve günü- müz düşünürlerine yaklaştıran ya da ayıran görüşleri üzerinde durulmuştur. Abdülaziz Bey, çoğu za- man dönemindekiler gibi kültür koruma konusuna “tespit ve derleme” odaklı bakarken, kimi zaman da “temsil ve sunum”u ima eden görüşleriyle günümüz kültür koruma düşüncesine yaklaşmaktadır. Bu açıdan bir ayağı geçmişte, bir ayağı ise gelecekte olan Abdülaziz Bey’in, kültür koruma yaklaşımları eşiğinde başat bir düşünür olduğu söylenebilir. Ayrıca, Türkiye’de folklorun tarihsel sürecinden bah- seden kaynaklarda, Abdülaziz Bey ve eserinden bahsedilmemesi bu eserin “Türk Halk Bilimi Tarihi” açısından incelenmesini ve bugünün perspektifinden okunmasını gerekli kılmaktadır.
Abstract
The turbulent political period of the 19th century gave way to social change, transformation and cultural dissolution in Ottoman soil as well as in Europe. The shared reflex of intellectuals who recognized the change in the melting pot was one based on nationalism and it entailed embracing folkloric products that they viewed as bearers of cultural codes and at once setting out on an enterp- rise of discovering and collecting in order to protect them. When the two hundred year old history of folkloric studies in Turkey is taken into account, it will be seen in the works of thinkers such as Ziya Paşa, Ignacs Kunos, Ziya Gökalp, Fuat Köprülü, Rıza Tevfik Bölükbaşı, who penned the first texts on folklore during the period between Tanzimat and the Republic, that the issue of “cultural preservation” is treated with this reflex, and the focus of action is adjusted on “discovery and collection”. In this work, by inquiring into Abdülaziz Bey (1850-1918), a contemporary of the early period thinkers, though very rarely cited in the history of Turkish folklore, and his work titled “Âdât ve Merasim-i Kadime, Tabirât ve Muamelât-ı Kavmiye-i Osmaniye”, his approach to the concept of “cultural preservation” and his views that from a teleological perspective draws him to or differentiates him from today’s thinkers are examined. Abdülaziz Bey, while for the most part viewing the issue of cultural preservation with focus on “discovery and collection”, also at times draws on today’s current conception of cultural preservation with his views indicating “representation and presentation”. From this point of view, it can be said that Abdülaziz Bey, with one foot in the past and one foot in the future, is a prominent thinker at the onset of cultural preservation approaches. Furthermore, there being no mention of Abdülaziz Bey and his work in the resources in Turkey about the historical process of folklore makes it necessary that this work be researched in terms of “Turkish Folklore History” and studied from today’s perspective.