Dergiler / Milli Folklor Dergisi / 2015 / Cilt: 14 - Sayı: 108
DEĞİŞEN BAĞLAMLAR, DÖNÜŞEN ANLATILAR: HALK HİKÂYELERİNDEN BEYAZ PERDEYE METİNLERARASI İLİŞKİLER
- Sayfa
- 135–146
- DOI
- —
Özet
ÖZ Literatür çalışmalarında sıklıkla yazılı ve sözlü metinler arasında kurulan metinlerarası ilişkiler sözlü kültür ve görsel metinler arasında yeni yeni ele alınmaya başlanmıştır. Yapısalcıların öngörüsü- ne uygun olarak sinemaya bir metin ya da dil olarak bakıldığında üretim süreci içerisinde çok biçimli bir alan olarak irdelenebilecek pek çok unsur bulunur. Bunlar arasında sinema-sözlü kültür ilişkisi bağlamında ele alınabilecek halk hikâyelerini temel alan filmler sayılabilir. Halk hikâyelerinin genel karakteristik özellikleri ile filmler arasında biçim ve teknik açısından birçok benzerlik bulunması ya- nında halk hikâyelerinin birebir bir filmin olay örgüsü ya da olay örgüsünden bir kesiti oluşturduğu do- layısıyla filmler sayesinde hikâyelerin yenidenyazıldığı görülmektedir. Halk hikâyelerinden sinemaya doğru gerçekleşen bu aktarım sırasında anlamsal dönüşümler de ortaya çıkar. Söz konusu dönüşümler halk hikâyelerinin devingen yapısının ikincil sözlü kültür ortamına yansımasına neden olmaktadır. Halk hikâyeleri bir başka bağlamda varlığını biçimsel ve anlamsal bakımdan dönüştürerek sürdür- mektedir. Bu makalede halk hikâyeleri ile sinema filmleri arasındaki biçimsel ve anlamsal benzerlikler ve ayrımlar metinlerarası yaklaşımın verileriyle incelenmiştir. 1963 yılında çekilen Leyla İle Mecnun Gibi, 1971 yılında çekilen Kerem İle Aslı ve 1982 yılında gösterime giren Leyla ile Mecnun isimli halk hikâyelerini konu edinen filmler bu görüngüde incelenmiştir. Bu filmler doğrudan halk hikâyelerinin gelenekte var olan adlarını ve konularını barındırıyor olmaları diğer bir deyişle hikâyelere bilinçli bir gönderme yapmaları nedeniyle seçilmiştir. Sonuçta, halk hikâyelerinin sinema gibi başka bir bağ- lamda dönüşerek ve farklı anlamlar üreterek yeniden konumlandıkları görülmüştür. Yeni bağlam- larda yeniden konumlanan metinlerin metinlerarasılık yöntemleri ile incelenebildiği, böylelikle halk hikâyelerinin farklı bir bağlamdaki, başka bir türden metne kaynaklık edebildiği veya başka bir anla- ma karşılık gelen, farklı bir metni tamamlayabildiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler
Abstract
It is frequent to establish intertextual relations between written and oral texts in academic wri- ting but such relations being considered and investigated enough between oral culture and visual texts quite recently. It is possible to see many fields of study when cinema is viewed as a text. And one of these fields is movies that based on folktales which can be evaluated within the relationship between cinema and oral culture. In addition of the fact that there are many similarities between general cha- racteristics of folktales and movies with regard to form and technique; it is also observed that, folktales sometimes rewritten or reshaped in favour of the given movie. During this transition from folktales towards cinema, semantic changes arise. The given changes cause a reflection on secondary orality of the dynamic structure of folktales. Folktales maintain their presence by transforming morphologically and semantically in another context. This paper investigates morphologic and semantic differences and similarities between folktales and movies with the methods of intertextuality. For this purpose, movies that based on folktales such as Leyla İle Mecnun Gibi (1963), Leyla ile Mecnun (1982), Kerem İle Aslı (1971) are analyzed. The reason for choosing these movies is their direct inclusion of the names and subjects of the folktales which exist in tradition. Ultimately, it is seen that, folktales are resituated in a different context: cinema by changing and generating various meanings. It is concluded that, resituated texts can be examined through the methods of intertextuality; folktales may serve as the resources for different types of texts in several contexts or they can complete a different text of another meaning. Keywords