Dergiler / Turkish Journal of Forest Science / 2018 / Cilt: 2 - Sayı: 2
TIRMANICI BİTKİLERİN BAZI BİYOLOJİK ÖZELLİKLERİ
- Sayfa
- 156–164
- DOI
- —
Özet
Tırmanıcı bitkiler, zayıf gövdeli ve yukarı doğru büyüyebilmek için fizikî bir desteğe ihtiyaç duyan bitkilerdir. Tırmanıcıların ince ve uzun gövdeleri vardır ve gövde uzamaları nispeten hızlıdır. Su ve besin maddelerini köklerinin yardımıyla topraktan alırlar. Tırmanıcılar genellikle kapalı tohumlu bitkilerden olup, çiçek ve meyve oluştururlar. Damarlı bitkilerdendirler ve ksilem ve floem dokularına sahiptirler. Tırmanıcılar hayat süresi bakımından tek yıllık, iki yıllık veya çok yıllık; odun oluşumu bakımından otsu veya odunsu; tırmanma şekli bakımından sülüklü, sarılan, yaprak saplı, köklü, yapışkan sülüklü veya çengelli ve yaprak dökme bakımından her dem yeşil veya yaprak döken tırmanıcılar olarak sınıflandırılabilmektedir. Orman bakımı çalışmalarında, zararı fazla olan odunsu tırmanıcılarla mücadele edilmelidir. Peyzaj düzenlemelerinde, tırmanıcı bitki türlerinin seçiminde türlerin biyolojik özelliklerine dikkat edilmeli, genetik kaynaklarının devamı açısından yerli türlerimize öncelik verilmelidir.
Abstract
Climbing plants are plants that are weak-stemmed and need a physical support to grow upright. Climbers have thin and long stems, and their stem elongation is relatively fast. They absorb water and nutrients from the soil through their roots. Climbers are usually angiosperms and form flowers and fruits. They are vascular plants and have xylem and phloem tissues. Climbers can be classified as annual, biennial or perennial in life span; herbaceous or woody in wood formation; tendril, twining, petiole, root, adhesive tendril or hook in climbing type and evergreen or deciduous climbers in leaf fall. In forest tending activities, it should be struggled with woody climbers of which damages are much. In landscape arrangements, the biological characteristics of species should be considered when selecting climbing plant species, and our native species should be given priority in terms of the continuation of their genetic resources.