Dergiler / Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi / 2020 / Cilt: 11 - Sayı: Ek (Suppl.) 1

Arkeolojik Buluntuların Sergilenmesi ve Korunmasında Yeni Yaklaşımlar

New Approaches for Exhibiting and Protecting Archeological Findings

Sayfa
368–379
DOI
—

Özet

Antik kentlerin arkeolojik sit alanı ilan edilmesiyle bu bölgeler koruma altına alınmıştır. Arkeolojik alanlarda kazılar sırasında ortaya çıkarılan değerli buluntular, taşınabilir olduklarında müzelerde hem sergilenip hem de koruma altına alınmaktadır ancak mimari buluntuların yerinde korunması gerekmektedir. Arkeolojik alanlarda kazılar sonucu ortaya çıkartılan mimari eserlerin bir süre sonra olumsuz çevresel etkenlerden korunması ihtiyacı doğmaktadır. Kent içi arkeolojik sit alanları, zamanla kentte değer verilmeyen atıl alanlara dönüşmektedir. Bu arkeolojik alanların kent içindeki varlıklarına devam etmesi kültürel mirasın korunması açısından çok önemlidir. Ülkemizde inşaat temeli kazıları sırasında arkeolojik kalıntılara son yıllarda özellikle de çok katmanlı yerleşimlere sahip illerde sıklıkla rastlanılmaktadır. Bu çalışmada; ülkemizde Hatay ve Antalya illerinde ortaya çıkan iki büyük arkeolojik kalıntılar ve sonrasında korunması için yapılan mimari yapılar ele alınmıştır. İnşa sırasında ortaya çıkan arkeolojik kalıntılar sonucunda bu alanlara yapılacak projeler tamamen değişerek hem arkeolojik kalıntılar koruma altına alınmış hem de ek bir işlev eklenerek yapıların kent yaşantısı ile bütünleştirilmesi hedeflenmiştir. Ayrıca pek çok otorite tarafından iyi bir örnek olarak gösterilen arkeolojik kalıntıların üzerine inşa edilen Atina Yeni Akropol Müzesi de çalışmaya dahil edilmiştir. Bu çalışma üç aşamalı olarak yürütülmüştür. Antakya Müze Oteli ile Antalya Nekropol Alanı Kültür ve Ticaret Merkezi arkeolojik alanlarda koruyucu yapılar için tasarım kriterleri irdelenerek ele alınmıştır.

Abstract

Ancient cities are taken under protection by declaring them archaeological protected sites. Valuable findings discovered in archaeological excavations, which can be moved are exhibited and protected in museums, while architectural findings should be protected where they are discovered. After a while, it becomes necessary to protect architectural artefacts discovered as a result of excavations in archaeological sites against adverse environmental factors. Archaeological protected sites inside cities become unappreciated passive sites of these cities. Concerning protecting cultural heritage, it is very important to continue the existence of these archaeological protected sites inside cities. In our country, archaeological remains are frequently encountered in recent years, especially in provinces with multilayered settlements during construction foundation excavations. In this study, two large-scale archaeological remains found in the provinces of Hatay and Antalya and architectural structures constructed for protecting them are addressed. In consequence of the archaeological remains found during constructions, the projects to be established these places have completely changed and the archaeological remains are taken under protection and it is intended to integrate these remains with the life of the city by including an additional function. Furthermore, the Athens New Acropolis Museum built on these archaeological remains, indicated as a good example by several authorities have been included in the project. This project has been carried out in three phases. Antakya Museum Hotel and the Antalya Necropolis Site Culture and Trade Center have been taken into consideration by examining design criteria for protective structures in archaeological protected sites.

Anahtar kelimeler: Arkeolojik alan, arkeolojik sit alanı, ek işlev, kent içi arkeolojik kalıntılar, kültürel miras