Dergiler / Katre Uluslararası İnsan Araştırmaları Dergisi / 2020 / Sayı: 10
Combination of Scientific and Religious Worldviews in the Works of Christian and Muslim Thinkers of the 20th Century
- Sayı
- 2020 · Sayı: 10
- Sayfa
- 227–239
- DOI
- —
Özet
20. yüzyıldaki pozitivist dünya görüşünden ortaya çıkan bunalım bilimsel ve dini paradigmaların birleştirilmesi teşebbüslerine yol açtı. Farklı dini altyapısı olan birçok müellif teknik düzeyde bilimsel yaklaşımlar ve manevi düzeyde de dinî değerler oluşturmaya çalıştılar. Bilim ve dini birleştirme çağrısı 20. Yüzyıl Batı Hristiyanlığının önemli bir özelliği olarak ve hatta Papa’nın genelgelerinde yer aldı. Seküler Batı dünya görüşünün kökü Hristiyanlığa dayanmasına rağmen dinî olarak tarafsız görünemeyecek kadar kökeninden uzaklaştı. Böylece aralarında Said Nursi’nin de bulunduğu Hristiyan ve Müslüman ilahiyatçılar bilimsel bilgiye dinî değerler katmaya ve yeni bir evrensel sistem inşa etmeye çalıştılar ki bu düzende bilim yeni teknik icatlardan sorumlu iken dinin mesuliyet alanını da ahlak oluşturuyordu.
Abstract
The crisis of the positivist worldview in the twentieth century has caused attempts of combining scientific and religious paradigms. A number of authors from different religious backgrounds tried to put together scientific approaches on the technical level, and religious values on the spiritual level. The call for a combination of science and religion was an important feature of Western Christianity during the twentieth century, appearing even in pope`s encyclicals. Despite the secular Western worldview is rooted in Christianity, it withdrew far enough to see it as religiously neutral. Thus, Christian and Muslim thinkers, and Said Nursi among them, tried to renew a connection between religious values and scientific knowledge where the religion is responsible for grounding an ontological and epistemological context, and the science is a part of practical implementation of the worldview based on religion.