Dergiler / Journal of Contemporary Medicine / 2018 / Cilt: 8 - Sayı: 3
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’na Eşlik Eden Yavaş Bilişsel Tempo'nun Klinik Özellikleri
- Sayfa
- 245–250
- DOI
- —
Özet
Sonuç: YBT’ nun ülkemizdeki klinik özellikleri, diğer ülkelerde yapılan araştırmalarla uyumlu olup, kültürler arası geçerliliği olan yeni bir belirti kümesi olarak tanımlanabilir. Ancak halen bunun DEHB’nin bir alt tip mi yoksa farklı bir bozukluk mu olduğu sorusu halen araştırılması gereken bir alandır. Bulgular: YBT kliniğinin en sık DEHB-dikkat eksikliği alt tipiyle beraber olduğu ve bu kliniğe sahip olan çocukların yaş ortalamalarının diğer grubu göre anlamlı olarak yüksek olduğu belirlenmiştir. DEHB ve YBT tanısı olan çocukların içe yönelim, içe dönüklük puanları diğer gruba göre daha yüksekten, dışa yönelim ve saldırganlık puanlarını anlamlı olarak daha düşük olduğu saptanmıştır. Gereç ve yöntem: DEHB tanısı olan 6-17 yaş çocuk ve ergenlerde, YBT kliniği olan 55 olgu ve olmayan 55 olgunun, ebeveynlerinin doldurduğu Çocuk ve genç davranış değerlendirme ölçeği ve öğretmenlerinin doldurduğu öğretmen bilgi formu karşılaştırılarak YBT ‘nin klinik özellikleri tanımlanmıştır. Amaç: Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), oldukça heterojen belirtileri ve klinik görünümü olan bir ruhsal bozukluktur. Son yıllarda konsantrasyon sorunları, uykulu görünüm, sosyal ilişkilerde zayıflık ve hayale dalıp gitme gibi belirti kümesiyle tanımlanan, Yavaş Bilişsel Tempo (YBT) olarak adlandırılan yeni bir klinik görünümden bahsedilmeye başlanmıştır. Bu çalışmanın amacı DEHB tanısına eşlik eden YBT kliniği olan ve olmayan Türk çocuk ve ergenlerde öğretmen ve ebeveynlerin doldurduğu ölçekler değerlendirerek bu örneklemde YBT’nin klinik özelliklerin tanımlanmaktır.
Abstract
Aim: Attention deficit hyperactivity disorder (ADHD) is a mental disorder with highly heterogeneous presentation and clinical appearance. In recent years, children with Sluggish Cognitive Tempo (SCT), characterized by a set of symptoms such as concentration problems, sleepy appearance, weakness in social relations and day-dreaming, have begun to be mentioned. The aim of the current study is to determine the clinical features of SCT accompanying ADHD in Turkish children and adolescents by comparing the scores of scales that fulfilled by their parents and teachers. Materials and Methods: The clinical features of SCT were determined by comparison of scores of Child behavior checklist and Teacher report form of 55 children with ADHD and 55 children with ADHD and SCT in the ages of 6-17 years. Results: SCT was more associated with ADHD-inattention type and the ages of children with ADHD and SCT were significantly older than the others. The scores of internalization and withdrawal subscales of children with ADHD and SCT were significantly higher than those of the other group whereas the scores of externalization and aggression subscale of these children were lower than the children with ADHD. Conclusion: The clinical features of SCT of Turkish children are consistent with those of the other countries and SCT maybe can be defined as a new cluster of symptoms with intercultural validity. However, the question whether this is a subtype of ADHD or a distinct disorder is still a field that needs to be investigated