Dergiler / IBAD Sosyal Bilimler Dergisi / 2019 / Güz
Mimarlık ve Sanat İşbirliği: Brüksel EXPO’58 Türkiye Pavyonu
- Sayı
- 2019 · Güz
- Sayfa
- 497–516
- DOI
- —
Özet
Bu çalışma, Türkiye’deki en başarılı sanat ve mimarlık sentezi örneklerinden biri olarak yorumlanan Expo’58’deki Türkiye Pavyonu’ndaki Sanat ve Mimarlık arasındaki işbirliğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Le Corbusier'in vurguladığı gibi ‘Mimarlık ve plastik sanatlar fikri’ yan yana gelen iki şey değildir; onlar Gesamkunstwerk ve ayrıca Uluslararası Modern Mimari Kongreleri tarafından da tutarlı ve sağlam bir bütün olarak kabul edilir. Sanat ve mimarlık işbirliği, Türk mimarisinin uluslararası arenada aktif olarak konumlandırılmasını teşvik etmiş ve hatta dolaylı olarak bu alana katkılarını ve üretimlerini üstlenmiştir. 1950’de Türkiye’de, büyük sanatların sentezi ve “Mimarlık ve plastik sanatların bir araya gelmesi” ile ilgili olan Gesamtkunstwerk (Bütünleşik Sanat Eseri) fikri ele alınırken, bazı Türk mimarlar bu eğilimden etkilenmiş ve sanat-mimarlık sentezini elde etmek için pek çok plastik sanatçıının, kendi tasarımlarına katılımını sağlamaya çalışmıştır. Brüksel Expo’58 Pavyonu; Bedri Rahmi Eyüboğlu, Sabri Berkel, İlhan Koman, Selçuk Milar, Füreya Koral gibi heykeltraşlar ve ressamların işbirliğiyle gerçekleştirilmiştir. Muhlis Türkmen, Utarit İzgi, Hamdi Şensoy, İlhan Türegün gibi, modernist mimarlar da teknoloji ve sanatsal yaratıcılık kesitindeki güncel temalarla ilgilenmişlerdir. ‘Sanatların Sentezi’ fikrini yayma konusuna odaklanmışladır.Bu anlayışla birlikte, çalışma sadece sanatın mimarlığa olan hayati bağlılığını vurgulamakla kalmaz, Expo’ 58 Türk Pavyonu, bu bütünlük içinde önde gelen özellikleri ortaya koyar, ancak daha da önemlisi dönemin öne çıkan figürlerini tanımlar. Çalışma, Sanatlar sentezi fikrinin Pavyon mimarisinde yorumlanması için gösterilen bilinçli çabayı irdelemektedir.
Abstract
The interdisciplinary collaboration of architecture and art has been the subject of the architectural scene since the early 20th century. During 1950’s, the idea of the synthesis of ‘Architecture and the plastic arts’ was formed to criticise the negative issues of modernism, its rigidity, uniformity and lack of identity. The idea of collaboration had been adopted by Turkish architects and has generated unique samples. Modernist architects such as, Utarit İzgi, Haluk Baysal, Melih Birsel, Abdurrahman Hancı, Doğan Tekeli, Sami Sisa, Tuğrul Devres ve Orhan Şahinler, made collaboration with the important artists such as, Bedri Rahmi Eyüboğlu Kuzgun Acar, Hadi Bara, Şadi Çalık, İlhan Koman, Füreya Koral, Sadi Öziş, Jale Yılmabaşar to present genuine samples. The collaboration of art and architecture, encouraged the active positioning of Turkish architecture within the international arena and even indirectly partook in their very contribution and production for this realm. This study, aims to evaluate the architecture’s dialogue with the arts in postwar Turkey at the Turkish Pavilion of Expo’58 which was regarded as one of the most successful sample of the synthesis. The scope of this study is to reveal the changing comprehension in architecture of postwar Turkey and the interdisciplinary collaboration of architecture and art together with its actors in Brussels Expo 58 Pavilion of Turkey example. While the collaboration of architecture-art at the Brussels Expo 58 pavilion is examined in terms of design, concept and material, comparatively today’s art and architecture relation is discussed in the final section of the study.